Necati Ertuğrul
Köşe Yazarı
Necati Ertuğrul
 

NASIL BİRLİRDİNİZ?

Her canlı doğar,yaşar ve sonunda ölür. Ölen kişinin cami avlusunda cenaze namazı kılınır. Sonra en zor aşamaya gelinir. Hoca efendi; orada bulunanlarla meftayı helallaştırır. Hoca efendi, cemaate doğru dönerek şu en zor soruları sorar; - “Ey cemaat; bu merhumu, kadın ise merhumeyi nasıl bilirsiniz? İyi olduğuna şahitlik eder misiniz? Dünya ve ahirete taalluk eden haklarınızı helal eder misiniz? Bu zor sorulara cemaatin ne cevap verdiği pek bilinmez. Çünkü; kimisi içinden geldiği gibi bağırarak cevap vermeye çalışırken kimisi de hiç ses çıkarmadan sadece yutkunur. Ne demek istediğini kimse bilmez. Helalleşmenin samimiyeti, Allah, cemaat ve mefta arasında bir sır olarak kalır. Cenaze defnedildikten sonra insanlar kaçarcasına mezarlıktan kaçıyorlar. Halbuki, başlarını iki ellerinin arasına alıp biraz düşünmeleri gerekmiyor mu? Yoksa; hiç ölmeyeceklerini mi sanıyorlar? Düşünseler anlayacaklar ki mezarlıklar iki dünya arasındaki bir köprüdür. Mezar taşları bir kitaptır. Yeter ki insanlar gönül gözüyle bakabilsinler, ruhlarıyla anlayabilsinler mezarlıkları. İnsanlar susunca mezarlar taşları konuşur, baş uçlarındaki ağaçlar konuşur, mezar üstünde biten otlar böcekler konuşur. Ağlamaklı esen rüzgar konuşur. Ne yazık ki insanlar çok acımasız. Eğer gözlemlediyseniz cenazeyi mezara koymaya çalışan birkaç kişinin dışında diğerlerinin kahkaha attıklarını, oraya niye geldiklerini unutup derin muhabbete daldıklarını, şakalaştıklarını görürsünüz. İmamın okuduğu Kur’anı, duayı dinlemediklerine şahit olursunuz. Cami avlusunda, imam efendi, “Ey cemaat, bu mevtayı nasıl bilirdiniz?”sorusunu sorduğunda gür sesle ve samimi olarak “İyi bilirdik”cevabını alanlara ne mutlu!...
Ekleme Tarihi: 03 Temmuz 2026 -Cuma

NASIL BİRLİRDİNİZ?

Her canlı doğar,yaşar ve sonunda ölür. Ölen kişinin cami avlusunda cenaze namazı kılınır. Sonra en zor aşamaya gelinir. Hoca efendi; orada bulunanlarla meftayı helallaştırır.
Hoca efendi, cemaate doğru dönerek şu en zor soruları sorar;
- “Ey cemaat; bu merhumu, kadın ise merhumeyi nasıl bilirsiniz? İyi olduğuna şahitlik eder misiniz? Dünya ve ahirete taalluk eden haklarınızı helal eder misiniz?
Bu zor sorulara cemaatin ne cevap verdiği pek bilinmez. Çünkü; kimisi içinden geldiği gibi bağırarak cevap vermeye çalışırken kimisi de hiç ses çıkarmadan sadece yutkunur. Ne demek istediğini kimse bilmez. Helalleşmenin samimiyeti, Allah, cemaat ve mefta arasında bir sır olarak kalır.
Cenaze defnedildikten sonra insanlar kaçarcasına mezarlıktan kaçıyorlar. Halbuki, başlarını iki ellerinin arasına alıp biraz düşünmeleri gerekmiyor mu? Yoksa; hiç ölmeyeceklerini mi sanıyorlar?
Düşünseler anlayacaklar ki mezarlıklar iki dünya arasındaki bir köprüdür. Mezar taşları bir kitaptır. Yeter ki insanlar gönül gözüyle bakabilsinler, ruhlarıyla anlayabilsinler mezarlıkları. İnsanlar susunca mezarlar taşları konuşur, baş uçlarındaki ağaçlar konuşur, mezar üstünde biten otlar böcekler konuşur. Ağlamaklı esen rüzgar konuşur.
Ne yazık ki insanlar çok acımasız. Eğer gözlemlediyseniz cenazeyi mezara koymaya çalışan birkaç kişinin dışında diğerlerinin kahkaha attıklarını, oraya niye geldiklerini unutup derin muhabbete daldıklarını, şakalaştıklarını görürsünüz. İmamın okuduğu Kur’anı, duayı dinlemediklerine şahit olursunuz. Cami avlusunda, imam efendi, “Ey cemaat, bu mevtayı nasıl bilirdiniz?”sorusunu sorduğunda gür sesle ve samimi olarak “İyi bilirdik”cevabını alanlara ne mutlu!...
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yesilbanazgazetesi.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.