Kaç türlü insan tipi vardır diye bazen dostlarıma soruyorum da ilginç yanıtlar alıyorum. Bana göre en ilginç olanı “dünyada ne kadar insan varsa o kadar insan tipi vardır” cevabıdır. Ben de; “o kadar da değildir canım”deyip soruyu geçiştiriveriyorum. Soruyu sen sordun o zaman cevabını sen ver diye ısrar edince düşündüklerimi anlatmaya başlıyorum.
Hayatımız boyunca gördüğümüz insan türlerini üç kategoride toplayabiliriz. Bunlardan birinci gurup olanlar; yarısı dolu olan bardağı sürekli doluymuş gibi görenler. Bunlar olumlu düşünenlerdir. İkinci gurup ise yarısı boş bardağı devamlı boşmuş gibi görenler. Bunlar ise olumsuz düşünenlerdir.
Üçüncü gurup ise gerçeği olduğu gibi, yani bardağın yarısını dolu, yarısını ise boş olarak görenler.
Bu insan türlerini değerlendirecek olursak; olumsuz düşünen insanlarla yarım saat muhabbet ettiğimizde anlarız ki bizi mutluluğa götürecek bütün yolları kapatırlar, karamsarlık bulaştırırlar. Hayatımızı karartırlar, çıkmaz sokaklar, karanlık uçurumlar, dipsiz kuyular yaratırlar. Sanki bize şöyle demek isterler; “Git hemen intihar et; çünkü bu hayat artık yaşanmaz!”
Olumlu düşünenler gelince; onlarla yarım saat kadar konuştuğumuzda; mantıklı cümleler kurduklarını görürüz. Mutlu yaşantı için bütün engelleri kaldırırlar, ömrümüze ömür katacak seçenekler sunarlar.
Şöyle derler :
“Bu hayat, bize sunulmuş bir armağandır, her saniyesini dolu dolu değerlendir. Git, ömür boyu mutlu yaşa!..
Üçüncü guruptaki insan tiplerine gelince; bunlar gerçekçi insanlardır, her konuda temkinli ve duyarlıdırlar. Konuşmalarında olumlu bazen de olumsuz sözleriyle bize farklı bir bakış açısı ve farklı seçenekler sunarlar. Hangisini kullanacağımız konusunda bizi serbest bırakırlar. Bu tip insanlar sayesinde yanlışlarımızı düzeltir, doğrularımızı çoğaltır, kendimizde mutluluklarımızı artırma gücü buluruz. Gerçekçi insanlar, hem kendileri hem de bizi mutlu ederler.
Ve şöyle derler :
“Hayat senin, aklını kullan, doğru karar ver, ömür boyu kimseye muhtaç olmadan mutlu yaşa”.
Sonuç olarak şöyle diyebiliriz :
“Ömür; güzel şeyleri sonraya bırakacak kadar uzun değildir.”
Bu nedenle; ömrün her anını dolu dolu yaşa, ön yargılarından kurtul. Çünkü ön yargı arı soktu diye bal yememek gibidir. Ön yargılarından kurtulan insan, ruhuyla bedenini barıştırarak ömür boyu mutlu yaşar.
