Avni Erdal Sarıoğlu
Köşe Yazarı
Avni Erdal Sarıoğlu
 

TEKNOLOJİNİN İÇİNE/DIŞINA

Ne kadar büyük bir nimet değil mi şu teknoloji. İşleri düzenliyor, insanların yükünü azaltıyor, hayatı kolaylaştırıyor. Gerçekten teknoloji yaşamın ve dünyanın olmazsa olmazı artık. Teknoloji deyince ilk aklıma eski devirlerdeki ateşin bulunması ve "tekerleğin icadı" gelir.  Öyle değil mi? Ateş ile bir şeyleri pişirmeyi keşfettikleri gibi ısınmayı ve ateşi bir çok işte kullanmayı becerebilmişlerdir. Tekerleğin keşfedilmesiyle de adeta bir yerlerde çakılıp kalmış insanların ufku tekerleğin icadı ile açılmış. Başka yerlere at veya benzeri hayvanların sırtında güçlükle giden ilkel çağın nesilleri aynı atı bir arabaya bağlayarak daha çok kişinin farklı yerlere gitmesine olanak tanımış. Günümüzde binlerce, yüzbinlerce icat ve buluş insanoğlunun hizmetine sunuluyor. Öylesine kolaylıklar, güzellikler sağlıyor ki; bazen olağanüstü işlere bile yarıyor. Mesela; şu cep telefonu şahane, süper bir buluş. Düşünebiliyor musunuz konuşma, iletişim haricinde hayat kurtarıyor. Zamanı en iyi şekilde değerlendirmenizi sağlıyor cep telefonu. Uzaklardaki çoluk çocuğunuzu, anne babanızı veya kardeşimizle, yakın akrabalarınızla anında konuşabilmenizi hatta kendileriyle karşılıklı olarak canlı görüşmenizi sağlayabiliyor. Ne güzel değil mi? Elbette çok güzel hatta olağanüstü bir icat. Ama insanoğlu ve özellikle bizim insanlarımız bunun icadının hemen ardından kötü ve farklı amaçlarla da kullanılmasını icat etmişler. Evet madalyonun bu tarafında da telefon insanların kötü niyetlerine sınırsız bir şekilde alet olmuş. Bizim toplumumuzda genellikle; "kendisini polis, hakim ya da savcı olarak tanıtarak" insanları dolandırmakta kullanılmış telefon, soygunlara alet edilmiş. Hatta ve hatta yakın geçmişte Filistin'de insanların uzaktan patlatılabilen telefonlarla öldürüldüğüne de şahit olduk. Yani biz yine de bunları istisnaî durumlar olarak yorumlayalım. Zira gece gündüz demeden anında çocuğuna para göndermek, elektrik, şu, kredi kartı ve bir sürü işi ve ödemeyi yapması bile olağanüstü bir kolaylıktır. Benim telefonlara en çok sitemim "dostluk"  kavramını yok etmeye çalışmasındandır. Gerçekten de bir dost meclisinde, komşuluklarda hatta bayram seyranlarda hal hatır sormak yerine telefonların esiri olmak maalesef hepimizin alışkanlığı oldu. Ne acıdır ki yine bu kötü alışkanlıkların zirvesi de yine bizim toplumumuzda yani TÜRK TOPLUMUNDA yaşanıyor. Sizle de mutlaka rast gelmiştir. Lütfen şöyle televizyonlarda yayınlanan eski filmlere bir bakın. Telefon yok, bilgisayar yok, tablet yok! Ne kadar samimi güzel ortamlar var. Ne kadar sıcak, güzel diyaloglar yaşanmış, insanlar birbirlerine ne kadar samimi değerler vermiş. Ben şahsen izledikçe duygulanıyorum ve çoğu kez kendi kendime "o günler daha mı güzeldi" diye sormadan edemiyorum. Kısacası teknoloji, yenilikler, icatlar insanlar için. Ve bunların tek amacı dünyanın, yaşamın daha güzel olması içindir. Ama bizle her şeyde olduğu gibi bunlarda da kötü karakterimizi ortaya koymuş, bu güzellikleri kötü emellere alet etmişiz. Yani bizim daha iyi ve rahat yaşamamız için yapılan bu icatların da teknolojinin de içine dışına etmişiz. Bu kez olsun “boş geçiverelim” dememişiz. Ne kötü değil mi?...
Ekleme Tarihi: 30 Aralık 2025 -Salı

TEKNOLOJİNİN İÇİNE/DIŞINA

Ne kadar büyük bir nimet değil mi şu teknoloji. İşleri düzenliyor, insanların yükünü azaltıyor, hayatı kolaylaştırıyor. Gerçekten teknoloji yaşamın ve dünyanın olmazsa olmazı artık.
Teknoloji deyince ilk aklıma eski devirlerdeki ateşin bulunması ve "tekerleğin icadı" gelir.  Öyle değil mi? Ateş ile bir şeyleri pişirmeyi keşfettikleri gibi ısınmayı ve ateşi bir çok işte kullanmayı becerebilmişlerdir. Tekerleğin keşfedilmesiyle de adeta bir yerlerde çakılıp kalmış insanların ufku tekerleğin icadı ile açılmış. Başka yerlere at veya benzeri hayvanların sırtında güçlükle giden ilkel çağın nesilleri aynı atı bir arabaya bağlayarak daha çok kişinin farklı yerlere gitmesine olanak tanımış.
Günümüzde binlerce, yüzbinlerce icat ve buluş insanoğlunun hizmetine sunuluyor. Öylesine kolaylıklar, güzellikler sağlıyor ki; bazen olağanüstü işlere bile yarıyor.
Mesela; şu cep telefonu şahane, süper bir buluş. Düşünebiliyor musunuz konuşma, iletişim haricinde hayat kurtarıyor.
Zamanı en iyi şekilde değerlendirmenizi sağlıyor cep telefonu. Uzaklardaki çoluk çocuğunuzu, anne babanızı veya kardeşimizle, yakın akrabalarınızla anında konuşabilmenizi hatta kendileriyle karşılıklı olarak canlı görüşmenizi sağlayabiliyor.
Ne güzel değil mi?
Elbette çok güzel hatta olağanüstü bir icat. Ama insanoğlu ve özellikle bizim insanlarımız bunun icadının hemen ardından kötü ve farklı amaçlarla da kullanılmasını icat etmişler.
Evet madalyonun bu tarafında da telefon insanların kötü niyetlerine sınırsız bir şekilde alet olmuş. Bizim toplumumuzda genellikle; "kendisini polis, hakim ya da savcı olarak tanıtarak" insanları dolandırmakta kullanılmış telefon, soygunlara alet edilmiş. Hatta ve hatta yakın geçmişte Filistin'de insanların uzaktan patlatılabilen telefonlarla öldürüldüğüne de şahit olduk.
Yani biz yine de bunları istisnaî durumlar olarak yorumlayalım. Zira gece gündüz demeden anında çocuğuna para göndermek, elektrik, şu, kredi kartı ve bir sürü işi ve ödemeyi yapması bile olağanüstü bir kolaylıktır.
Benim telefonlara en çok sitemim "dostluk"  kavramını yok etmeye çalışmasındandır. Gerçekten de bir dost meclisinde, komşuluklarda hatta bayram seyranlarda hal hatır sormak yerine telefonların esiri olmak maalesef hepimizin alışkanlığı oldu. Ne acıdır ki yine bu kötü alışkanlıkların zirvesi de yine bizim toplumumuzda yani TÜRK TOPLUMUNDA yaşanıyor.
Sizle de mutlaka rast gelmiştir. Lütfen şöyle televizyonlarda yayınlanan eski filmlere bir bakın. Telefon yok, bilgisayar yok, tablet yok! Ne kadar samimi güzel ortamlar var. Ne kadar sıcak, güzel diyaloglar yaşanmış, insanlar birbirlerine ne kadar samimi değerler vermiş. Ben şahsen izledikçe duygulanıyorum ve çoğu kez kendi kendime "o günler daha mı güzeldi" diye sormadan edemiyorum.
Kısacası teknoloji, yenilikler, icatlar insanlar için. Ve bunların tek amacı dünyanın, yaşamın daha güzel olması içindir. Ama bizle her şeyde olduğu gibi bunlarda da kötü karakterimizi ortaya koymuş, bu güzellikleri kötü emellere alet etmişiz. Yani bizim daha iyi ve rahat yaşamamız için yapılan bu icatların da teknolojinin de içine dışına etmişiz. Bu kez olsun “boş geçiverelim” dememişiz.
Ne kötü değil mi?...
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yesilbanazgazetesi.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.