Hayvan!.. İnsanların birbirlerine en yoğun hakaret kelimesi sanırım bu "hayvan" kelimesidir. Aslında hakaret kelimesi olarak kullanılırken son yıllarda nasıl olduysa "hayvanlara hakaret ediliyor" düşünce ve duyguları da ağır basmaya başladı. Evet; toplumumuz-daki küfür, hakaret ve aşağılamanın en ağır faturası da hayvanlara kesilmiş, en ağır bedelini de hayvanlar ödemeye devam etmektedirler. Oysa ne diyor; Peygam-berimiz (s.a.v.), “Hayvanlar, Allah'ın dilsiz kullarıdır, onlara merhametle yaklaşın... Hayvanlar dili olsa da konuşamayan, dertlerini anlatamayan varlıklardır". İnsanlar da "hayvanlar bizim sessiz dostlarımızdır.
İnsan en akıllı yaratık ama en iyi, en yararlı değil!. Her yeri, her şeyi talan eden, dünyayı yaşanmaz hale getiren tek yaratık da maalesef insan! Zira milyonlarca yıl dünya zamana karşı bütün dengesini çok rahat korurken ne yazık ki son 50-100 yıldır teknoloji bu dengeyi amansız derecede bozmaya başladı. Özellikle bencilliğin ürünü olan ve her fırsatta çok kazanma, daha çok kazanma hırsı dünyanın kötüye gitmesini hızlandır-maktadır. Son yıllarda yaşadığımız olumsuzluklar da bu yöndeki en önemli uyarılardır.
Şimdi hayvanlara geri dönelim. Hayvanca hayvan ve bitkiler bütün olumsuzluklara rağmen doğaya hiç zarar vermeyen tek canlıdır. Bazıları da var ki, dünyada yok olması yaşamın sonu olarak görülmektedir. Bu örnek canlı elbette arıdır. Ancak daha nice hayvanlar var ki dünyaya, doğaya, yaşama bir yığın fayda sağlamaktadırlar. Ama onlar kadar dünyaya faydası olmayan bizler, bunlar üzerinden hakaret etmekte çok becerikliyiz.
Bu kadar eleştiri ve hakaret yaptık ama elbette ki hayvanları seven, onları düşünen hatta gözü gibi bakan hayvan dostu insanlar da hiç azınlıkta değil. Hayvanları aşağılamayan, düşünen, koruyan gönül dostları da başımızın üstünden hiç inmeyecektir.
Şimdi de hayvanları sevmediği halde bakıp besliyor gibi görünenlere bir bakalım. Bazıları hayvanlara yardım mı yapıyor, işkence mi onu anlamak mümkün değil. Sanki hayvan sevgisi adı altında başka amacını mı yerine getiri-yor, gösteriş mi yapıyor diye düşünmeden edemiyoruz. Neden böyle yaparlar bilinmez.
Evlerinde vahşi ve yırtıcı hayvan besleyenler de mevcut. İşte bunları anlamak ise tamamen imkansız. Bak ne diyoruz; “vahşi hayvan yırtıcı hayvan!”. Bunları besleyenler ya da başka bir deyimle hapis tutanların psikolojileri de ayrı bir inceleme konusu yapılmalıdır.
Sokakta gezdirilmesi dahi yasak olan, ağzına burnuna daha da korkutucu maskeler kapatılarak güya önlem alınmış gibi görünen ve sahibini adeta sürükleyerek götüren bu hayvanlardan korkmayan çocuk ya da büyük insan var mıdır?
Son zamanlarda ilçemizde de başta pitbull, rottweilerlar, buldog gibi vahşi hayvan besleyenler çoğaldı. Bunların beslenmesi ayrı bir konu ancak bazı insanlar bunları sokakta gezdirmekte ve bizzat şahit olduğumuz üzere garibim zararsız sokak köpeklerine saldırmalarını sağlayarak sanırım sadist duygularını tatmin ediyorlar. Bu konuda da bu hayvanların sahiplerini dikkatlerinize sunuyor ve yetkileri de bu konuda daha duyarlı olmaya davet ediyoruz.
Şimdi bu hayvan sevgisi mi yoksa HAYVANLIK MI?...
