Avni Erdal Sarıoğlu
Köşe Yazarı
Avni Erdal Sarıoğlu
 

YANIYORUZ VALLAHİ

Artık net olarak belli oldu; bundan sonra mevsimler size değil, siz mevsimlere uyacaksınız. Bunu bilip ona göre hareket etmemiz lazım. Mevsim kargaşası çok farklı boyutlara yöneldi. Bana göre bilim adamları ve meteoroloji uzmanları bile bu işin sebebini tam olarak bilmiyorlar. Sadece "küresel ısınma!" deyip geçiyorlar. Bakınız mevsimlerden yazı, aylardan haziranı yaşıyoruz. Ve sıcakla soğuk, yağmurla kavrulma arasında bir yerlerdeyiz. Yani bir bakıma resmen kavram kargaşası ile iklim değişiklikleri bir arada yaşanıyor. Geçtiğimiz hafta sonu bir düğüne konuk olduk. Düğün açık hava ortamındaki bir kır bahçesinde yapıldı. Salona geldiğimizde, "Oh ne güzel serince bir ortam, Allah'tan yağmur yağmazsa çok iyi olacak" dedik. Aradan bir iki saat geçtiğinde tatlı tatlı eden rüzgar yavaştan sert bir havaya dönüştü. Aradan biraz daha zaman geçtiğinde ise biraz üşümeye, ardından da basbayağı titremeye başladık. Düğünden kalkıp eve geldiğimizde ise resmen kış gününde soğuktan kardan gelmiş gibi üşüdüğümüzü anladık. Haziranda böyle bir hava!... Görülmüş, duyulmuş değil. Ama artık buna alışmaktan başka çare yok. Bazen de diyoruz ya, insanoğlu anlaşılması güç bir yaratık, kışın üşümekten, yazın yanmaktan dert yanıyor. Ve bundan hiç vazgeçmiyor... Bugünlerde iki kişi bir araya geldiğinde söylenen ilk söz, “havalar da ne sıcak, yanıyoruz vallahi” oluyor. Doğru; hava sıcak, yanıyoruz ama bizler Banaz’da yaşayan insanlar olarak yatık kalkıp halimize binlerce şükretmemiz lazım. Hafta sonu dahil 2-3 gün Alaşehir ve İzmir’de bulunmamız gerekiyordu. Bu süreyi orada geçirdik ama gel de bana sor! Evin içinde klima bir taraftan vantilatör bir taraftan insan kendini nerelere atacağını bilemiyor. Yani oralarda yaşamak değil, geçici olarak bulunmak bile akıl işi değil. Oysa bizler Allah’a şükür Banaz’da püfül püfül esen Murat Dağı esintisinin doğal serinliği altında adeta sefa sürüyoruz. Ve daha ilginç yanı da daha düne kadar balkonda ceketsiz oturamıyorduk. Neyse havalar sıcak olmuş serin olmuş çok önemli değil. Mesele sağlığınız iyi olsun, moraliniz güzel olsun.  Yalnız şunu da unutmayalım. İnsanoğlu doğanın ayarlarını oynadığı sürece denge her zaman bozulacaktır. Başımıza başka bir çok olumsuzluklar da, felaketler de her zaman gelecektir. 
Ekleme Tarihi: 14 Temmuz 2026 -Salı

YANIYORUZ VALLAHİ

Artık net olarak belli oldu; bundan sonra mevsimler size değil, siz mevsimlere uyacaksınız. Bunu bilip ona göre hareket etmemiz lazım. Mevsim kargaşası çok farklı boyutlara yöneldi.
Bana göre bilim adamları ve meteoroloji uzmanları bile bu işin sebebini tam olarak bilmiyorlar. Sadece "küresel ısınma!" deyip geçiyorlar.
Bakınız mevsimlerden yazı, aylardan haziranı yaşıyoruz. Ve sıcakla soğuk, yağmurla kavrulma arasında bir yerlerdeyiz. Yani bir bakıma resmen kavram kargaşası ile iklim değişiklikleri bir arada yaşanıyor.
Geçtiğimiz hafta sonu bir düğüne konuk olduk. Düğün açık hava ortamındaki bir kır bahçesinde yapıldı. Salona geldiğimizde, "Oh ne güzel serince bir ortam, Allah'tan yağmur yağmazsa çok iyi olacak" dedik. Aradan bir iki saat geçtiğinde tatlı tatlı eden rüzgar yavaştan sert bir havaya dönüştü. Aradan biraz daha zaman geçtiğinde ise biraz üşümeye, ardından da basbayağı titremeye başladık.
Düğünden kalkıp eve geldiğimizde ise resmen kış gününde soğuktan kardan gelmiş gibi üşüdüğümüzü anladık. Haziranda böyle bir hava!... Görülmüş, duyulmuş değil. Ama artık buna alışmaktan başka çare yok.
Bazen de diyoruz ya, insanoğlu anlaşılması güç bir yaratık, kışın üşümekten, yazın yanmaktan dert yanıyor. Ve bundan hiç vazgeçmiyor...
Bugünlerde iki kişi bir araya geldiğinde söylenen ilk söz, “havalar da ne sıcak, yanıyoruz vallahi” oluyor. Doğru; hava sıcak, yanıyoruz ama bizler Banaz’da yaşayan insanlar olarak yatık kalkıp halimize binlerce şükretmemiz lazım.
Hafta sonu dahil 2-3 gün Alaşehir ve İzmir’de bulunmamız gerekiyordu. Bu süreyi orada geçirdik ama gel de bana sor! Evin içinde klima bir taraftan vantilatör bir taraftan insan kendini nerelere atacağını bilemiyor. Yani oralarda yaşamak değil, geçici olarak bulunmak bile akıl işi değil. Oysa bizler Allah’a şükür Banaz’da püfül püfül esen Murat Dağı esintisinin doğal serinliği altında adeta sefa sürüyoruz. Ve daha ilginç yanı da daha düne kadar balkonda ceketsiz oturamıyorduk.
Neyse havalar sıcak olmuş serin olmuş çok önemli değil. Mesele sağlığınız iyi olsun, moraliniz güzel olsun. 
Yalnız şunu da unutmayalım. İnsanoğlu doğanın ayarlarını oynadığı sürece denge her zaman bozulacaktır. Başımıza başka bir çok olumsuzluklar da, felaketler de her zaman gelecektir. 
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yesilbanazgazetesi.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.