Bizler Murat Dağı ile uğraşırken uyanık madenciler milleti ters köşe yapıp Bulkaz Dağı’nda çalışmalarını yoğunlaştırdılar. İnsanlar gözünü kuzeydoğudaki Murat Dağı’na dikince zatalileri karşı tarafta, ilçenin güneydoğusundaki Bulkaz sessiz sedasız çalışma yapmaya başladılar.
Bir süredir yörede çalışmalar yapan ve her yeri gelişigüzel hafriyatla kazan madenciler sonunda fark edildi.
Banaz Doğader Başkanı ve aynı zamanda Ulupınar’da ikamet eden Remzi Kızıl doğa tahribatını gördüğünde tespit ederek videolarını sosyal medyada paylaştı.
Kızıl;
“Yetkililerin Dikkatine!” diyerek yaptığı paylaşımda “Ulupınar Köyündeki maden sahasındaki doğa tahribatına dur deyin” çağrısıyla dikkatleri buraya çekti. Tepkiler artınca çalışmaların durduğu yönünde haberler geldi.
Edinilen bilgide mermer ocağı projesinin iptali; “Banaz’ın Ulupınar köyünde açılması planlanan mermer ocağı projesi iptal edildi. Yörede yapılması planlanan II-B grubu maden (mermer) ocağı projesi, ilgili kurumların olumsuz görüşü nedeniyle iptal edildi” şeklinde duyuruldu.
Konuyu TBMM’de dile getiren CHP Uşak Milletvekili Ali Karaoba, “Banaz Ulupınar köyünde köy halkı yaşam hakkı için mücadele etmeye devam ediyor. Bulkaz Dağı’nda yürütülen maden arama çalışmaları bölgede yaşayan vatandaşlarımızda büyük endişeye yol açmıştır. Temiz su kaynakları, tarım arazileri, hayvanlarımız için meralar ve doğal yaşam alanlarının bulunduğu bölge köy halkının nefes alma merkezidir. Anayasamızın 56. maddesi açıktır. Herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek vatandaşın ve devletin ve vatandaşın ödevidir.
Burada madeni savunanlara soruyorum; bu ruhsat hangi gerekçelerle verilmiştir. ÇED süreci şeffaf biçimde yürütülmüş müdür, köy halkının rızası alınmış mıdır, su havzalarının korunmasına yönelik neler yapılmıştır. Köylülerimizin sonuna kadar yanındayız, bu bölgede maden aramalarına karşıyız” dedi.
Ben de şu soruları sormak istiyorum.
- Bu ilde tek bir milletvekili mi var?
- Bu maden aramaları suyumuzu, ekmeğimizi, nefesimizi bitirecek iken diğer vekillerden neden tek bir kelime tepki çıkmaz?
- Bu memleket sadece bizim mi, bu ormanları, dağları, suları bir tek duyarlı insanlar mı koruyacak?
- Maden aramalarının yaşamı her türlü etkileyeceğini, havamızı zehirleyeceğini, sulara siyanür karıştıracağını, yer altından yapılacak çalışmaların fay hatları olan yöremizi felç edeceğini ilkokul çocukları bile bilirken yöneticilerimiz hala neden bunlara kapıyı kökten kapatmazlar?
Ne diyelim, millet uyudukça vatanını, memleketini, milletini sevmeyenler de hiç boş durmayacaklar...
