Amacımız iyilik güzellik, uğraşımız yaşam, hedefimiz huzur. Niyetimiz bu amma maalesef sürekli ortalığı karıştırmak isteyenler rahat durmuyor. Dünyanın huzurunu kaçırmak için sağa sola sokak hayvanı gibi saldırıyorlar.
Bildiğiniz gibi ABD bir süredir planlarını yaptığı İran'a sonunda saldırdı. Yanında Ortadoğu'nun mikseriyle birlikte. Alınan bilgilere göre İran'ın eski cumhurbaşkanı Ali Hamaney'in ve bir çok İran’lı üst düzey yöneticinin öldürüldüğü söyleniyor. Evet, İran"da çok sayıda insanın öldüğü, hatta hiç hedef ayırmadan okullardaki çok sayıda çocukların bile yaşamını kaybettiği belirtiliyor.
Bu konuda geçen hafta da bir şeyler karalamış, olabilecekleri ve kaygılarımızı yazmıştık. Tarih her zaman tekerrür etme görevini sürdürüyor.
Buradaki en ilginç ayrıntı ise ABD ve İsrail İran’a saldırırken İran’ın da Katar, Dubai ve Bahreyn'e füze yollamasını, oralara saldırmasını nasıl yorumlayalım.
Son dakika haberlerine göre İran, Suudi Arabistan’daki önemli petrol rafinerilerine çok etkili füzelerle saldırıda bulunmuş. İran ABD üslerini hedef alacağım derken kendilerine arka çıkma ihtimali olan Müslüman ülkeleri hedef alması ne kadar yanlış bir girişimdir.
Her iki taraf ve İsrail hiç kimseyi umursamadan, uluslararası kuralları iplemeden, masum insanların canını hiçe sayarak böyle bir şeyi nasıl yapabiliyorlar. Dünyanın diğer ülkeleri neden tek kelime bir açıklama yapmıyorlar. Neden tepki göstermiyorlar. Benim aklım almıyor. Her şeyden önemlisi ilerde aynı şekildeki bir saldırının kendilerine de olabileceğini hiç düşünmüyorlar mı?
Dünyada yaşanan siyasi ve uluslararası krizleri şöyle bir hatırlayalım. Çoğunlukta ABD'nin başrol oynadığı askeri saldırılarda biz ülke olarak başta ekonomik olarak etkileniyoruz. Irak'a müdahale, Suriye'ye müdahale, Filistin'e müdahale; onları geçtik Rusya ile Ukrayna arasındaki savaş her nedense hep bizi etkiliyor. Yani baktığımızda "komşuda pişer, bize de düşer" sözü her nedense bize hep cereme olarak yansıyor. Bu hiç bir zaman değişmeyecek mi, bu hep böyle sürüp gidecek mi? Muhtemelen şimdi de çok sayıda İran’lı vatandaş ülkemize misafir olacak!...
İran'a yapılan saldırıların haklı ya da haksız gerekçelerini tartışmaya gerek yok. Çünkü dünyada kendisini güçlü sanan emperyalist ülkeler İstediği silahı istediği kadar üretecek, istediği şekilde baskı, sömürü, şiddet girişimlerini yapacak, dünyayı istediği gibi kendi menfaatleri doğrultusunda yönetecek ve hiç kimsenin tek kelime etmesine müsade etmeyecek. Var mı böyle bir şey! Sen keyfine göre istediğini yapacaksın, başkalarına hiçbir şey yaptırmayacaksın.
Bunları bir kenara koyalım da koskoca Arap dünyasından bu konularda bir tek ses çıkmıyor. Aslında onları iyi biliyoruz da bu Rusya, Çin, ve yanında onca çağdaş, ileri Avrupa ülkesinin hiç mi kılı kıpırdamaz. Ama kıpırdamıyor işte.
ABD'nin kendine göre sıkıntıları olabilir. Ekono-mik, sosyal, siyasal. Ancak gözden kaçırılmaması gereken bir gerçek var ki önümüzdeki süreçte karşısında gittikçe büyüyen ve sesini çıkaramayacak bir başka hiç geliyor, Çin... Şimdiden ekonomik olarak Amerika'yı sarsmaya başladı. Görünüşe göre dünyanın yeni hakimi bu ülke olacak. Bakalım o zaman dünya nasıl bir şekil alacak. Yaşarsak göreceğiz...
