Bizim insanlık anlayışımızda çok şeyler değişti. Artık şairin dediği gibi "ben o ben değilim!".
Bizler çok bencilleştik, duyarsızlaştık ve hiç bir şeyi umursamaz olduk. İnanın gözümüzün önünde bir cana kıyıyorlar, birisini öldüresiye dövüyorlar dönüp bakmıyoruz bile.
Evet evet, biraz ağır olacak ama insanlığımızdan çok şeyler kaybettik. Artık ortalık yıkılsa, dünya batsa umrumuza bile takmıyoruz. Hadi şimdilik buna da alışacağız ama ya yarın!.
Yarın daha da kötü olacak. Çünkü umursamazlık bizlere çok şey kaybettirecek. Kişiliğimizi kaybedeceğiz, KİŞİLİĞİMİZİ...
Buyrun size fırından yeni çıkmış, somut bir örnek, MURAT DAĞI!...
Murat Dağı'nda yaşananları bazılarınız biliyor. Uzun zamandır ve fazla ara vermeden Murat Dağı'nda sessizce işlerini bitirmeye çalışıyorlar. Biri gidiyor biri geliyor.
Aslında bunların böyle olacağını sizlere her seferinde anlatmıştık. Çünkü gözünü para bürümüş aç gözlülerin doymak bilmeyen para hırsları maalesef bunu gerektiriyor. Bizler, sizler ne kadar dirensek, ne kadar mücadele etsek her seferinde daha da hırslanarak, daha da güçlenerek geliyorlar. Gözünü kan bürümüş aç sırtlanlar gibi hiç vazgeçmiyorlar.
Evet, Murat Dağı'nda yine olumsuz, yine kötü şeyler oluyor. Dağın eteklerinde bu kez farklı bir köyün, Gürlek köyünün hemen üstlerinde bir firma daha canını tenini yiyerek buralarda maden derdine düşmüş. Bunu öğrenen özellikle köy halkıyla çevreci Murat Dağı platformları ayağa kalkarak buna tepki gösterdiler. Asıl işin vahim tarafı ise köyün muhtarıyla bazı vatandaşların akıl almaz şekilde tehdit edildiği iddiaları. Adeta "biz bu işi öyle ya da böyle yapacağız, tekerimize taş koymaya falan kalkmayın hatta isterseniz mührü bile bırakın gidin" gibi küstahca tehditler dillendiriliyor.
Doğayı seven, vatanını seven insanlar pazartesi günü şirket yetkilileri gelecek diye köye akın ettiler. Onlar ise bu tepkinin karşısına çıkmak yerine bir gün sonra sakin ortamda işlerini yüzdürmeye geldiler. Bunun üzerine çevreciler yine köye, Gürleklilere destek vermeye koştular.
Durumdaki gerginlik halâ devam ediyor. Çünkü belirttiğim gibi aç gözlüler bu işi her türlü yapmaya kararlılar. MURAT DAĞI'NIN sadece Gürlek, Banaz, Uşak değil, Ege bölgesinin yarısına yaşam için su sağlayan derelerini, kaynaklarını yok etmeye kararlılar. Çünkü yarın buralar yaşanmaz hale geldiğinde kazandıkları paralarla siyanürden, depremden, susuzluktan; kısacası ölmekten kurtaracak parayı milyonlarca insanın hayatını karartarak kazanmış olacaklar. Ne kadar üzücü, kaygı verici zor bir durum değil mi?
Bunların bir şekilde bir yerlerden destek aldığı iddiaları da maalesef güçlenerek devam ediyorlar. Oysa idarecilerimiz tek kelimeyle, "MURAT DAĞI'NIN SUYU, HAVASI HAYATİ ÖNEM TAŞIMAKTADIR, MİLYONLARCA İNSANIN YAŞAM KAYNAĞIDIR, BURADA MADENCİLİK YAPILAMAZ" demesi yeterlidir. Ve bizler ısrarla, sabırla halâ bunu beklemekteyiz.
