Avni Erdal Sarıoğlu
Köşe Yazarı
Avni Erdal Sarıoğlu
 

İŞÇİNİN BAYRAMI

Bugün 1 Mayıs İşçi Bayramı. Asıl tanımı ve adı "Birlik Mücadele Dayanışma Günü". Biraz daha ayrıntıya girersek; 1886 yılında ABD'nin Chicago kentinde işçilerin günde 12 saatlik ağır çalışma koşullarına karşı 8 saatlik iş günü talebiyle başlattıkları grev ve eylemler sonucunda ortaya çıkmıştır. Sonrasında ise işçi kesiminin deyimiyle 1 Mayıs İşçi Bayramı olarak topluma yerleşip gitmiştir. Bugün İşçi Bayramı! Yani işçilerin bir bölümü işinin başında çalışıyor. Bir bölümü de meydanlarda, mitinglerde 1 Mayıs İşçi Bayramı'nı kutlama telaşında. Ama en büyük bölümü de evlerinde ya da kahvede oyun oynuyor. Çünkü 1 Mayısın bizde kötü bir izlenimi var. Çünkü 1 Mayıs 1977'de Taksim'de kanlı bir İşçi Bayramı faciası yaşandı. Büyük bir provokasyonla çıkarılan kargaşada 30 kişi yaşamını kaybetmişti. Bu sebepledir ki işci kesimi dahil çeşitli çevrelerde 1 Mayıs denince yaşanan kanlı olaylar geliyor insanları akıllarına. Ayrıca da her defasında bu olayların yeniden yaşanacak gibi olması 1 Mayıslarda işçileri bayramlarını kutlamaktan mahrum bırakmıştır. Aslında olması gereken bütün insanlar bu günde gerçekten dayanışma örneği göstererek güle oynaya bir gün yaşamaları, bayramlarını kutlamaları, 1 Mayıs'ı coşarak yaşamalarıdır. Bu olaylar sadece bizde mı oldu? Tabii ki hayır. 1886'da Amerika'nın Chicago şehrinde de kanlı olaylar olmuştu. İlk olarak yarım milyon işçinin hak aramak amacıyla başlattığı greve müdahale edince çok sayıda işçi ve polis yaşamını kaybetti. Sonrasında ise yine çok sayıda işçi lideri idam edildi. Yani bu işçi bayramı tabiri caizse o tarihlerden beri kanla, kanla kazanılmış ve günümüzde de sanki gülmek eğlenmek gibi bir şekle dönüşmüş ve öyle algılanmaktadır. 1 Mayıs İşçi Bayramı kutlanıyor. 1 Mayıs'ta işçiler mesaide ya da etkinlikte, diğerleri tatil yapıyor. Böyle mi olmalı kimse bilemiyor ve bir şey diyemiyor. İşçi Bayramı'nı bir kenara bırakalım. Biraz işçilerin, emekçilerin, emeklilerin haklarına bakalım. Günümüzde hangi kesim mutlu, halinden hangilerimiz memnun. Şahsen ben bugünün ortamında 28 bin liraya mahkum bırakılan işçi kesinlikle memnun değil. Hele hele 20 bin lira maaşla mecbur bırakılan emekli hiç memnun değil. Bir aylık maaşın 20 bin lira olduğu ekonomide en düştüğünden 15-20 bin lira ev kirasıyla yaşadım mı, oldum mu anlayamadım durumu ortaya çıkıyor. Ama nedense maaşı 80-100 bin lira olan memurlar da durumdan memnun değiller. Hatta ve hatta neredeyse yaklaşık 15 emekli maaşı, 11 asgari ücret karşılığında maaş alan milletvekilleri bile “maaşımız yetmiyor” diyerek durumdan en çok şikayet eden kesimdir. Benim özlem duyduğum bir gelir sisteminde gerçekten emekliye, işçiye, memura aralarında uçurum olmadan makul mantıklı rakamlarda kendisine yetebilecek bir maaş politikası olmasını umuyorum. Zaten bu gerçekleşmez ise hiç kimse halinden memnun olmayacaktır. Hükümet, devlet yetkilileri pazara çarşıya çıkarak, tüketim miktarlarını inceleyerek, enflasyon denen sürekli zamların meşgul ettiği ekonomiyi önceden inceye irdeleyerek herkese tatmin edici ve geçinmekte zorlanmayacağı bir maaş sağlamaları en çıkar yol olacaktır. Toplumun huzurlu ve mutlu olmasının yegane yolu budur. Ve böyle bir durumda işçiler emeklilerle ve memurlarla kol kola hak ettikleri bayramı kutlayacaklardır. 1 Mayıs İşçinin ve Emekçinin Bayramı "olabildiğince" kutlu olsun... Hepimize kutlu olsun...
Ekleme Tarihi: 01 Mayıs 2026 -Cuma

İŞÇİNİN BAYRAMI

Bugün 1 Mayıs İşçi Bayramı. Asıl tanımı ve adı "Birlik Mücadele Dayanışma Günü".
Biraz daha ayrıntıya girersek; 1886 yılında ABD'nin Chicago kentinde işçilerin günde 12 saatlik ağır çalışma koşullarına karşı 8 saatlik iş günü talebiyle başlattıkları grev ve eylemler sonucunda ortaya çıkmıştır. Sonrasında ise işçi kesiminin deyimiyle 1 Mayıs İşçi Bayramı olarak topluma yerleşip gitmiştir.
Bugün İşçi Bayramı! Yani işçilerin bir bölümü işinin başında çalışıyor. Bir bölümü de meydanlarda, mitinglerde 1 Mayıs İşçi Bayramı'nı kutlama telaşında. Ama en büyük bölümü de evlerinde ya da kahvede oyun oynuyor. Çünkü 1 Mayısın bizde kötü bir izlenimi var. Çünkü 1 Mayıs 1977'de Taksim'de kanlı bir İşçi Bayramı faciası yaşandı. Büyük bir provokasyonla çıkarılan kargaşada 30 kişi yaşamını kaybetmişti. Bu sebepledir ki işci kesimi dahil çeşitli çevrelerde 1 Mayıs denince yaşanan kanlı olaylar geliyor insanları akıllarına. Ayrıca da her defasında bu olayların yeniden yaşanacak gibi olması 1 Mayıslarda işçileri bayramlarını kutlamaktan mahrum bırakmıştır.
Aslında olması gereken bütün insanlar bu günde gerçekten dayanışma örneği göstererek güle oynaya bir gün yaşamaları, bayramlarını kutlamaları, 1 Mayıs'ı coşarak yaşamalarıdır.
Bu olaylar sadece bizde mı oldu? Tabii ki hayır. 1886'da Amerika'nın Chicago şehrinde de kanlı olaylar olmuştu. İlk olarak yarım milyon işçinin hak aramak amacıyla başlattığı greve müdahale edince çok sayıda işçi ve polis yaşamını kaybetti. Sonrasında ise yine çok sayıda işçi lideri idam edildi. Yani bu işçi bayramı tabiri caizse o tarihlerden beri kanla, kanla kazanılmış ve günümüzde de sanki gülmek eğlenmek gibi bir şekle dönüşmüş ve öyle algılanmaktadır.
1 Mayıs İşçi Bayramı kutlanıyor. 1 Mayıs'ta işçiler mesaide ya da etkinlikte, diğerleri tatil yapıyor. Böyle mi olmalı kimse bilemiyor ve bir şey diyemiyor.
İşçi Bayramı'nı bir kenara bırakalım. Biraz işçilerin, emekçilerin, emeklilerin haklarına bakalım. Günümüzde hangi kesim mutlu, halinden hangilerimiz memnun. Şahsen ben bugünün ortamında 28 bin liraya mahkum bırakılan işçi kesinlikle memnun değil. Hele hele 20 bin lira maaşla mecbur bırakılan emekli hiç memnun değil. Bir aylık maaşın 20 bin lira olduğu ekonomide en düştüğünden 15-20 bin lira ev kirasıyla yaşadım mı, oldum mu anlayamadım durumu ortaya çıkıyor. Ama nedense maaşı 80-100 bin lira olan memurlar da durumdan memnun değiller. Hatta ve hatta neredeyse yaklaşık 15 emekli maaşı, 11 asgari ücret karşılığında maaş alan milletvekilleri bile “maaşımız yetmiyor” diyerek durumdan en çok şikayet eden kesimdir.
Benim özlem duyduğum bir gelir sisteminde gerçekten emekliye, işçiye, memura aralarında uçurum olmadan makul mantıklı rakamlarda kendisine yetebilecek bir maaş politikası olmasını umuyorum. Zaten bu gerçekleşmez ise hiç kimse halinden memnun olmayacaktır. Hükümet, devlet yetkilileri pazara çarşıya çıkarak, tüketim miktarlarını inceleyerek, enflasyon denen sürekli zamların meşgul ettiği ekonomiyi önceden inceye irdeleyerek herkese tatmin edici ve geçinmekte zorlanmayacağı bir maaş sağlamaları en çıkar yol olacaktır. Toplumun huzurlu ve mutlu olmasının yegane yolu budur. Ve böyle bir durumda işçiler emeklilerle ve memurlarla kol kola hak ettikleri bayramı kutlayacaklardır.
1 Mayıs İşçinin ve Emekçinin Bayramı "olabildiğince" kutlu olsun...
Hepimize kutlu olsun...
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yesilbanazgazetesi.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.