Avni Erdal Sarıoğlu
Köşe Yazarı
Avni Erdal Sarıoğlu
 

GELECEĞE BEKLENTİLER

Toplumumuzda gençler hatta çocuk yaşlarındaki nesil pek hoş olmayan şekilde büyüyorlar. Ne yazık ki buna beklenen önlemler de yeteri kadar alınmıyor. Sokaklardaki gençlerin nasıl davrandıklarına, ne gibi yanlışlıklar yaptıklarına sizler de şahit oluyorsunuzdur.  Başta saygı... Oldukça nadir görülmeye başlayan saygıyı toplumun geneli olarak kaybetmeye başladık. Elbette bu gençlerde daha fazla gözleniyor. Bu gençlerin nasıl davranmaları, ne gibi konulara dikkat etmeleri gerektiğini hep birlikte araştırmalı, incelemeliyiz. Hani şu meşhur belediye otobüsü, metro gibi toplu taşıma araçlarında büyüklere yer verme alışkanlığı var ya, “tarih oldu!”... Ne yazık ki bu güzel alışkanlığımızı çok büyük oranda kaybettik. Zira bildiğiniz gibi böyle araçlarda küçücük çocuğunu bir kotluğa oturtan kişi, küçük yaştaki çocuğu yer vermeye kalkışmasına rağmen; “Oturrr, biz de para veriyoruz” diyerek büyüklere saygı göreneğimize büyük darbe vurmuştur. Oysa sevgi, saygı ve anlayışın olmadığı toplumlarda huzurdan söz edilebilir mi? Sokaklarda sıkça görüyoruz, kızlı erkekli küçücük çocuklar ellerinde sigara, dünya umurlarında olmadan derin derin sigarayı çekerek kaldırımlarda yürüyorlar. Üstelik karşıdan gelenlere yol vermesi gerekirken, biraz çekinmesi beklenirken ellerindeki sigaranın dumanını üstüne üstüne üfürerek anlaşılması güç bir kişiliğe bürünmeye başladılar. Tabii ki eskiden böyle değildi. Bırakın sigarayı karşısındakinin yüzüne üfürmeyi, kaldırımda yürürken sigara içmeye hatta SİGARA İÇMEYE çekinirlerdi. Yakını, komşusu gördü mü ailesine söylerdi ve gerekli önlemler alınırdı. Bugün için bu davranış gençler arasında “PİS İSPİYONCU” olarak değerlendiriliyor. Bazılarının dediği gibi, NEREDEENNN NEREYEEEEE!... Peki öğretmenler ne yapıyor, aileler ne diyor, Milli Eğitim Bakanlığı nasıl bakıyor bu olaylara? İşin aslı kimsenin de pek umrunda değil! Ailelerin büyük bir çoğunluğu salıvermiş çayıra, mevlam kayıra! Bazı çocukların tanıdıkları bu durumu görüp anne babalarına söylediklerinde; “ne yapayım, söveyim mi, döveyim mi?” diye cevap veriyorlar. Milli Eğitim’i zaten geçelim de öğretmenlerin büyük bir bölümü de işi kafasında bitirmiş. Çünkü karşılarında ne gayretli öğrenciler var, ne de ideal düşünen veliler. Bu durumda da “ben ne yapabilirim ki, zaten sistem böyle istiyor” diyerek işin içinden sıyrılma yoluna başvurmuşlar. Başta da belirttiğim gibi toplumsal ahlâk olarak gidişat hiç de iyi değil. O halde bizler vatanımızı, ülkemizi, çocuklarımızı seven insanlar olarak, geleceğimizi düşünen bireyler olarak elimizden geldiğince iyiye, güzele yol almak için çaba göstermeliyiz. Mesela aileler bir şekilde değil, her şekilde çocuklarını çok sıkı bir şekilde ama sıkmadan takip etmelidirler. Öğretmenler kendi vicdanî duygularını hiç bir zaman unutmadan görev yapmalıdırlar. Çocuklarımıza ısrarla kötü alışkanlıklardan uzak durmalarını öğretmemizin yanı sıra, sokaklarda kurallara uymayı, karşımızdaki insanlara saygı duymayı, hayvanları, çiçekleri, ağaçları sevmeyi, elimizdeki çöpleri ortalığa atmamayı, yollara tükürmemeyi, sokaklardaki kamusal ve özel materyallere zarar vermemeyi ve buna benzer güzel alışkanlıklarla iyi insanlar olmayı öğretmeliyiz. Unutmayalım her öğrenci doktor, profesör, avukat olacak değildir ama mutlaka ve mutlaka iyi birer insan olmak zorundadırlar. Aksi durumda sokaklar kanun dinlemez, hırsız, katil, zararlı bireylerden geçilmez.
Ekleme Tarihi: 03 Nisan 2026 -Cuma

GELECEĞE BEKLENTİLER

Toplumumuzda gençler hatta çocuk yaşlarındaki nesil pek hoş olmayan şekilde büyüyorlar. Ne yazık ki buna beklenen önlemler de yeteri kadar alınmıyor. Sokaklardaki gençlerin nasıl davrandıklarına, ne gibi yanlışlıklar yaptıklarına sizler de şahit oluyorsunuzdur. 
Başta saygı...
Oldukça nadir görülmeye başlayan saygıyı toplumun geneli olarak kaybetmeye başladık. Elbette bu gençlerde daha fazla gözleniyor. Bu gençlerin nasıl davranmaları, ne gibi konulara dikkat etmeleri gerektiğini hep birlikte araştırmalı, incelemeliyiz.
Hani şu meşhur belediye otobüsü, metro gibi toplu taşıma araçlarında büyüklere yer verme alışkanlığı var ya, “tarih oldu!”... Ne yazık ki bu güzel alışkanlığımızı çok büyük oranda kaybettik. Zira bildiğiniz gibi böyle araçlarda küçücük çocuğunu bir kotluğa oturtan kişi, küçük yaştaki çocuğu yer vermeye kalkışmasına rağmen; “Oturrr, biz de para veriyoruz” diyerek büyüklere saygı göreneğimize büyük darbe vurmuştur.
Oysa sevgi, saygı ve anlayışın olmadığı toplumlarda huzurdan söz edilebilir mi?
Sokaklarda sıkça görüyoruz, kızlı erkekli küçücük çocuklar ellerinde sigara, dünya umurlarında olmadan derin derin sigarayı çekerek kaldırımlarda yürüyorlar. Üstelik karşıdan gelenlere yol vermesi gerekirken, biraz çekinmesi beklenirken ellerindeki sigaranın dumanını üstüne üstüne üfürerek anlaşılması güç bir kişiliğe bürünmeye başladılar.
Tabii ki eskiden böyle değildi. Bırakın sigarayı karşısındakinin yüzüne üfürmeyi, kaldırımda yürürken sigara içmeye hatta SİGARA İÇMEYE çekinirlerdi. Yakını, komşusu gördü mü ailesine söylerdi ve gerekli önlemler alınırdı. Bugün için bu davranış gençler arasında “PİS İSPİYONCU” olarak değerlendiriliyor.
Bazılarının dediği gibi, NEREDEENNN NEREYEEEEE!...
Peki öğretmenler ne yapıyor, aileler ne diyor, Milli Eğitim Bakanlığı nasıl bakıyor bu olaylara? İşin aslı kimsenin de pek umrunda değil! Ailelerin büyük bir çoğunluğu salıvermiş çayıra, mevlam kayıra! Bazı çocukların tanıdıkları bu durumu görüp anne babalarına söylediklerinde; “ne yapayım, söveyim mi, döveyim mi?” diye cevap veriyorlar.
Milli Eğitim’i zaten geçelim de öğretmenlerin büyük bir bölümü de işi kafasında bitirmiş. Çünkü karşılarında ne gayretli öğrenciler var, ne de ideal düşünen veliler. Bu durumda da “ben ne yapabilirim ki, zaten sistem böyle istiyor” diyerek işin içinden sıyrılma yoluna başvurmuşlar.
Başta da belirttiğim gibi toplumsal ahlâk olarak gidişat hiç de iyi değil. O halde bizler vatanımızı, ülkemizi, çocuklarımızı seven insanlar olarak, geleceğimizi düşünen bireyler olarak elimizden geldiğince iyiye, güzele yol almak için çaba göstermeliyiz. Mesela aileler bir şekilde değil, her şekilde çocuklarını çok sıkı bir şekilde ama sıkmadan takip etmelidirler. Öğretmenler kendi vicdanî duygularını hiç bir zaman unutmadan görev yapmalıdırlar.
Çocuklarımıza ısrarla kötü alışkanlıklardan uzak durmalarını öğretmemizin yanı sıra, sokaklarda kurallara uymayı, karşımızdaki insanlara saygı duymayı, hayvanları, çiçekleri, ağaçları sevmeyi, elimizdeki çöpleri ortalığa atmamayı, yollara tükürmemeyi, sokaklardaki kamusal ve özel materyallere zarar vermemeyi ve buna benzer güzel alışkanlıklarla iyi insanlar olmayı öğretmeliyiz.
Unutmayalım her öğrenci doktor, profesör, avukat olacak değildir ama mutlaka ve mutlaka iyi birer insan olmak zorundadırlar. Aksi durumda sokaklar kanun dinlemez, hırsız, katil, zararlı bireylerden geçilmez.
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yesilbanazgazetesi.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.