Avni Erdal Sarıoğlu
Köşe Yazarı
Avni Erdal Sarıoğlu
 

DEDİKODU HAYAT SÖNDÜREBİLİR

Boş işlerle uğraşmak aslında bazılarımızı yorarken bir kısım insan da bu gibi uğraşılardan zevk alıyor. Ama avare işlerle uğraşmak gerçek anlamda boş insanların işidir.  Bir çok insana “boş işlerle ve boş insanlarla uğraşmak insanı yorar” diyen alimlerin yanısıra dini literatürümüzde de bir çok ayet ve hadis de bunun yanlışlığına vurgu yapmaktadır. “Onlar, boş ve çirkin bir söz duydukları zaman ondan yüz çevirirler ve bu sözleri sarf edenlere: “Bizim amellerimiz bize, sizin yaptıklarınız da size. Biz sizin için de ancak iyilik ve selâmet dileriz. Ama biz kendini bilmez câhillerle düşüp kalkmak da istemiyoruz” derler. Boş işlerin ilk başında dedikodu gelir. İşi gücü olmayan insanlar bir köşede toplanıp başka insanlar için “boş boş” dedikodu yaparlar. Bu dedikoduların arasında suçlamalar, iftiralar, gıybet, küfür, yalan, dolan gırla gider. Birinin söylediği yanlış sözlere karşıdaki daha etkili yalanlarla karşılık verir. Ama sonuçta hepsi “boş” muhabbettir. İşi, gücü olan insanlar, aklı kendine yeten bireylerdir. Başkalarının hakkında ne dedikodu yapar ne de onların kişilikleriyle uğraşırlar. Ki en doğrusu da budur. Örneğin “Uyan Sunam” türküsünün hikayesi de bu gibi BOŞ bir muhabbete dayanır. Hikayeye göre Suna, Fahri Kayhan’ın eşidir. Fahri Kayhan da Malatyalı aşıktır. Her fırsatta eşine olan sevgisini dile getirir Fahri. Bilirsiniz o dönemlerde sevgiliye olan duygular söylenmez anlatılmaz saklı kalırdı. Gelelim olayın başlangıcına, bilirsiniz Anadolu’da hamamlar meşhurdur ve kadınların vazgeçilmezidir. Toplanıp sohbet muhabbet ederek atarlar streslerini. Kararlaştırırlar belli bir gün ve o günlerden biridir. Hamama giderler, Suna bilmez bu hamam geleneği onun ölüm nedeninin kıvılcımı olacağını, sevdalısını burada bırakıp ebedi hayata geçişin temellerini attıracağını. Suna’nın arkadaşı Nermin Hanım da o hamamdadır ve Suna ile birliktedir. Suna’nın sırtında belirgin bir ben vardır ve nasıl bir sohbet olmuşsa Nermin Hanım bunu eşi Mustafa Bey’e demiştir. Nermin Hanımın eşine başka kadının sırtındaki beni anlatması da ne kadar boş ve ne kadar etik!! Ve günlerden bir gün Fahri Kayhan ve Nermin Hanımın eşi Mustafa Bey’le tartışır köy meydanında. Tartışma alevlenince Mustafa Bey bel altı vurarak insanlık dışı ahlaksızca o lafı demiştir köy meydanında bağırarak ‘ben senin karının sırtındaki beni bile biliyorum. ‘Sorarım size bu nasıl bir laf! İnsan karşıdaki adamın eşini nasıl pozisyona soktuğunu farkında değil mi bu kadar basit mi böyle laflar etmek. O an insanların aklındaki soruları Fahri Kayhan’ın beyninde yankı şeklinde çınladı. Kimsenin yüzüne bakmadan köy meydanından ayrıldı. Eve giden yol hiç bu kadar uzun olmamıştı eve varır varmaz anlatır bunu Suna’ya. Suna ise; “olur mu bey, ne dersin sen bilmez misin benim seni nasıl sevdiğimi, nasıl bir bağla bağlandığımı. Ne olur el sözüne inanma” der.. Fahri Kayhan “inanıyorum ben sana ama ellerin yüzüne nasıl bakarım” der. Gel zaman git aman Fahri Kayhan’ın içine düşen kurt onu ele geçirmeye başlamıştır. Evlerinde artık huzur yoktur. O kurt Fahri Kayhan’ın Suna’ya olan davranışlarını değiştirir, aşık Fahri Kayhan gitmiştir. Suna bu olana dayanamaz ve kendini asar, asmadan önce şu cümleleri kurar. “Seni asla aldatmadım ve seni bu utançtan kurtarmak için yaptım” der. Fahri Kayhan’ın içi yangın yeridir hiç sönmeyecek acının ateşidir  ve o ateş bizim Kayhan’a bu türküyü yazdırır Fahri Kayhan Suna’nın bedenini yere bırakır, sabaha kadar başında bekler. Şafak söker, uyanan Suna artık uyanmaz, açmaz gözlerini... Fahri Kayhan Suna’ya; “Uyan Sunam” der derin uykudan. Suna uyanmaz, açmaz gözlerini. Artık sesi soluğu yoktur. Çağırırım sunam sesin duyulmaz mısrasını yazdırır Fahri Kayhan’a. Suna’dan geriye cansız bir beden kalmıştır, bir de ona yazılmış bu türkü. Bir insanın canıyla ödediği bu boş muhabbet yapan boş insanlardan olmamak için azıcık gayret göstermek çok mu zor!...
Ekleme Tarihi: 28 Şubat 2025 - Cuma

DEDİKODU HAYAT SÖNDÜREBİLİR

Boş işlerle uğraşmak aslında bazılarımızı yorarken bir kısım insan da bu gibi uğraşılardan zevk alıyor. Ama avare işlerle uğraşmak gerçek anlamda boş insanların işidir. 
Bir çok insana “boş işlerle ve boş insanlarla uğraşmak insanı yorar” diyen alimlerin yanısıra dini literatürümüzde de bir çok ayet ve hadis de bunun yanlışlığına vurgu yapmaktadır. “Onlar, boş ve çirkin bir söz duydukları zaman ondan yüz çevirirler ve bu sözleri sarf edenlere: “Bizim amellerimiz bize, sizin yaptıklarınız da size. Biz sizin için de ancak iyilik ve selâmet dileriz. Ama biz kendini bilmez câhillerle düşüp kalkmak da istemiyoruz” derler.
Boş işlerin ilk başında dedikodu gelir. İşi gücü olmayan insanlar bir köşede toplanıp başka insanlar için “boş boş” dedikodu yaparlar. Bu dedikoduların arasında suçlamalar, iftiralar, gıybet, küfür, yalan, dolan gırla gider. Birinin söylediği yanlış sözlere karşıdaki daha etkili yalanlarla karşılık verir. Ama sonuçta hepsi “boş” muhabbettir. İşi, gücü olan insanlar, aklı kendine yeten bireylerdir.
Başkalarının hakkında ne dedikodu yapar ne de onların kişilikleriyle uğraşırlar. Ki en doğrusu da budur.
Örneğin “Uyan Sunam” türküsünün hikayesi de bu gibi BOŞ bir muhabbete dayanır.
Hikayeye göre Suna, Fahri Kayhan’ın eşidir. Fahri Kayhan da Malatyalı aşıktır. Her fırsatta eşine olan sevgisini dile getirir Fahri. Bilirsiniz o dönemlerde sevgiliye olan duygular söylenmez anlatılmaz saklı kalırdı.
Gelelim olayın başlangıcına, bilirsiniz Anadolu’da hamamlar meşhurdur ve kadınların vazgeçilmezidir. Toplanıp sohbet muhabbet ederek atarlar streslerini. Kararlaştırırlar belli bir gün ve o günlerden biridir. Hamama giderler, Suna bilmez bu hamam geleneği onun ölüm nedeninin kıvılcımı olacağını, sevdalısını burada bırakıp ebedi hayata geçişin temellerini attıracağını.
Suna’nın arkadaşı Nermin Hanım da o hamamdadır ve Suna ile birliktedir. Suna’nın sırtında belirgin bir ben vardır ve nasıl bir sohbet olmuşsa Nermin Hanım bunu eşi Mustafa Bey’e demiştir. Nermin Hanımın eşine başka kadının sırtındaki beni anlatması da ne kadar boş ve ne kadar etik!! Ve günlerden bir gün Fahri Kayhan ve Nermin Hanımın eşi Mustafa Bey’le tartışır köy meydanında. Tartışma alevlenince Mustafa Bey bel altı vurarak insanlık dışı ahlaksızca o lafı demiştir köy meydanında bağırarak ‘ben senin karının sırtındaki beni bile biliyorum. ‘Sorarım size bu nasıl bir laf! İnsan karşıdaki adamın eşini nasıl pozisyona soktuğunu farkında değil mi bu kadar basit mi böyle laflar etmek. O an insanların aklındaki soruları Fahri Kayhan’ın beyninde yankı şeklinde çınladı. Kimsenin yüzüne bakmadan köy meydanından ayrıldı. Eve giden yol hiç bu kadar uzun olmamıştı eve varır varmaz anlatır bunu Suna’ya.
Suna ise; “olur mu bey, ne dersin sen bilmez misin benim seni nasıl sevdiğimi, nasıl bir bağla bağlandığımı. Ne olur el sözüne inanma” der.. Fahri Kayhan “inanıyorum ben sana ama ellerin yüzüne nasıl bakarım” der.
Gel zaman git aman Fahri Kayhan’ın içine düşen kurt onu ele geçirmeye başlamıştır. Evlerinde artık huzur yoktur. O kurt Fahri Kayhan’ın Suna’ya olan davranışlarını değiştirir, aşık Fahri Kayhan gitmiştir. Suna bu olana dayanamaz ve kendini asar, asmadan önce şu cümleleri kurar. “Seni asla aldatmadım ve seni bu utançtan kurtarmak için yaptım” der.
Fahri Kayhan’ın içi yangın yeridir hiç sönmeyecek acının ateşidir  ve o ateş bizim Kayhan’a bu türküyü yazdırır Fahri Kayhan Suna’nın bedenini yere bırakır, sabaha kadar başında bekler. Şafak söker, uyanan Suna artık uyanmaz, açmaz gözlerini...
Fahri Kayhan Suna’ya; “Uyan Sunam” der derin uykudan. Suna uyanmaz, açmaz gözlerini. Artık sesi soluğu yoktur. Çağırırım sunam sesin duyulmaz mısrasını yazdırır Fahri Kayhan’a. Suna’dan geriye cansız bir beden kalmıştır, bir de ona yazılmış bu türkü.
Bir insanın canıyla ödediği bu boş muhabbet yapan boş insanlardan olmamak için azıcık gayret göstermek çok mu zor!...
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yesilbanazgazetesi.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.