Avni Erdal Sarıoğlu
Köşe Yazarı
Avni Erdal Sarıoğlu
 

DAHA ÇOK ÖĞRENMELİYİZ

Bu dönemde çocuğu ilkokula, ortaokula giden; Banaz'da okula giden çocuğu olan var mı? Vardır sanırım, yok hatta kesin vardır. Peki onlarla konuşup görüşen var mı? Pek sanmıyorum. Çünkü onlar o kadar dertli ki, ayrıca bütün çabalarına rağmen seslerini bir türlü duyurmadılar, duyuramıyorlar. Ülkemizde ileri veya geri saat uygulamasının değişmesinden bu yana öğrenciler ve veliler resmen çile çekiyorlar. Sabahın köründe, karanlıkta okula giden küçücük sabahçı çocuklara karşılık öğlenciler de akşamın karanlığında da yine yorgun ve bitkin şekilde evlerine dönüyorlar. Gerçekten çile bu, çek babam çek!... Sahi yetkililer bu çileye neden çözüm bulmu-yorlar. Neden küçücük çocuklara acımıyorlar. Sabahları karanlıkta okula giden bir çocuk psikolojik olarak derslerde nasıl başarı sağlayabilir ki! Çocuklar ailelerine "daha sabah olmadan bizleri niye okula gönderiyorsunuz" diyerek isyan ediyorlar. Normal insanların durumlarını geçiniz. Ama küçücük çocuklara bu yapılanlar hakikaten üzücü bir durum!... Bence okulların ara tatiline gireceği şu günlerde ikinci dönem ve bundan sonrası için çözüm bulun. Her ne kadar günler uzamaya başlasa da gelin bu yanlıştan dönüp çocukların çektiği bu çileye son verin... Okullarda tatil demişken başka bir konuya da değinmek gerekiyor. Bu okulların bazılarına tatil neden bir hafta öncesinde geliyor. Bazı okullar ara tatile, yaz tatiline neden bir hafta önce giriyor. Örneğin 2025-2026 eğitim öğretim döneminde yarı yıl tatili 16 Ocak 2026 cuma başlayacakken bazı okullarda geçen hafta cuma günü hatta perşembe günü tatil başladı. Aklı eren var mı bu işe?... Bizler ülke olarak çok ileri düzeyde miyiz, okur yazarlık seviyesinde, eğitimde, bilgi ve beceri düzeyinde çok mu iyiyiz. Eğitim olarak ilkokullar, fen liseleri üniversiteler olarak çok mu yukarılardayız da 180 günlük sürenin yedisini yarı yılda, yedisini dönem sonunda kısaltmaya çalışıyoruz. Şahsen bir öğrenci olarak bir yıldaki eğitim öğretim süresinin 180 gün değil de 150 güne düşürülmesini isterim. Bu işin sorumluları yani Milli Eğitim Bakanlığı 180 gün gayet uygun ve yeterli diyorlar. Ancak ben bir öğrenci velisinden ziyade ülkemizin aydınlık geleceğe ulaşması için de bu sürenin 200 güne çıkarılmasının daha yararlı olacağını düşünmekteyim. Bu fikir elbette birilerini kızdırabilir ama konuyu geniş düşünmek lazım... ÖĞRENMEK GÜZELDİR Bu haftaki yazımızı yöremizde yaşanmış bir olayla tamamlayalım bari. Eski yıllarda ilçemizin eğitimi yüksek bir köyünden iki arkadaş odun satmaya başlarlar. Tabii ki tertemiz yıkayarak (!) sattıkları odunları tarttıktan sonra hesap ederlerken de bir hayli kalem oyunu yaparak rakamları yüksek çıkarırlar. Aradan biraz zaman geçince tanıdıklarından birisi çocuğunu onlara çırak verir. Matematiği yeni öğrenen çocuk çalışmaya başladıktan bir kaç gün sonra müşterinin yanında hesabı yanlış yaptıklarını, odunların daha düşük fiyatta olması gerektiğini söyleyerek müşteriden daha az para almalarına sebep olur. Konu böyle karışıklığa sebep olurken iki arkadaş kafa kafaya vererek; "Yahu biz bu çocukları okula göndermeyecektik. Aha işte tekerimize çomak sokmaya başladılar bile!"...
Ekleme Tarihi: 13 Ocak 2026 -Salı

DAHA ÇOK ÖĞRENMELİYİZ

Bu dönemde çocuğu ilkokula, ortaokula giden; Banaz'da okula giden çocuğu olan var mı? Vardır sanırım, yok hatta kesin vardır. Peki onlarla konuşup görüşen var mı? Pek sanmıyorum. Çünkü onlar o kadar dertli ki, ayrıca bütün çabalarına rağmen seslerini bir türlü duyurmadılar, duyuramıyorlar.
Ülkemizde ileri veya geri saat uygulamasının değişmesinden bu yana öğrenciler ve veliler resmen çile çekiyorlar. Sabahın köründe, karanlıkta okula giden küçücük sabahçı çocuklara karşılık öğlenciler de akşamın karanlığında da yine yorgun ve bitkin şekilde evlerine dönüyorlar. Gerçekten çile bu, çek babam çek!...
Sahi yetkililer bu çileye neden çözüm bulmu-yorlar. Neden küçücük çocuklara acımıyorlar. Sabahları karanlıkta okula giden bir çocuk psikolojik olarak derslerde nasıl başarı sağlayabilir ki! Çocuklar ailelerine "daha sabah olmadan bizleri niye okula gönderiyorsunuz" diyerek isyan ediyorlar.
Normal insanların durumlarını geçiniz.
Ama küçücük çocuklara bu yapılanlar hakikaten üzücü bir durum!...
Bence okulların ara tatiline gireceği şu günlerde ikinci dönem ve bundan sonrası için çözüm bulun. Her ne kadar günler uzamaya başlasa da gelin bu yanlıştan dönüp çocukların çektiği bu çileye son verin...
Okullarda tatil demişken başka bir konuya da değinmek gerekiyor.
Bu okulların bazılarına tatil neden bir hafta öncesinde geliyor. Bazı okullar ara tatile, yaz tatiline neden bir hafta önce giriyor. Örneğin 2025-2026 eğitim öğretim döneminde yarı yıl tatili 16 Ocak 2026 cuma başlayacakken bazı okullarda geçen hafta cuma günü hatta perşembe günü tatil başladı. Aklı eren var mı bu işe?...
Bizler ülke olarak çok ileri düzeyde miyiz, okur yazarlık seviyesinde, eğitimde, bilgi ve beceri düzeyinde çok mu iyiyiz. Eğitim olarak ilkokullar, fen liseleri üniversiteler olarak çok mu yukarılardayız da 180 günlük sürenin yedisini yarı yılda, yedisini dönem sonunda kısaltmaya çalışıyoruz.
Şahsen bir öğrenci olarak bir yıldaki eğitim öğretim süresinin 180 gün değil de 150 güne düşürülmesini isterim. Bu işin sorumluları yani Milli Eğitim Bakanlığı 180 gün gayet uygun ve yeterli diyorlar. Ancak ben bir öğrenci velisinden ziyade ülkemizin aydınlık geleceğe ulaşması için de bu sürenin 200 güne çıkarılmasının daha yararlı olacağını düşünmekteyim. Bu fikir elbette birilerini kızdırabilir ama konuyu geniş düşünmek lazım...
ÖĞRENMEK GÜZELDİR
Bu haftaki yazımızı yöremizde yaşanmış bir olayla tamamlayalım bari.
Eski yıllarda ilçemizin eğitimi yüksek bir köyünden iki arkadaş odun satmaya başlarlar. Tabii ki tertemiz yıkayarak (!) sattıkları odunları tarttıktan sonra hesap ederlerken de bir hayli kalem oyunu yaparak rakamları yüksek çıkarırlar.
Aradan biraz zaman geçince tanıdıklarından birisi çocuğunu onlara çırak verir. Matematiği yeni öğrenen çocuk çalışmaya başladıktan bir kaç gün sonra müşterinin yanında hesabı yanlış yaptıklarını, odunların daha düşük fiyatta olması gerektiğini söyleyerek müşteriden daha az para almalarına sebep olur.
Konu böyle karışıklığa sebep olurken iki arkadaş kafa kafaya vererek; "Yahu biz bu çocukları okula göndermeyecektik. Aha işte tekerimize çomak sokmaya başladılar bile!"...
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yesilbanazgazetesi.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.