Avni Erdal Sarıoğlu
Köşe Yazarı
Avni Erdal Sarıoğlu
 

BİR BAYRAM BÖYLE GEÇTİ

Bayram geldi geçti, hem de yıldırım hızıyla... Çok hızlı geçen Ramazan ve oruç ayının ardından bayram da göz açıp kapatana kadar geçti gitti. Bayramlar toplumlara neşe getirir, güzellikler getirir, mutluluklar getirir. Hasretler giderilir, insanlar birbirlerini görmekten tarifsiz mutluluk duyarlar. Ama bayramlar bizlere mutluluk getiriyor mu, güzellikler getiriyor mu, onu sorgulamak lazım. Hani şu reklamlarda "bayram geldi, bayram geldi" diye sevincinden uçan sevimli çocuk acaba bu bayramda evinde gerçekten reklamlardaki kadar sevindi mi? Elbette mutlu bir bayram geçirmiştir ama bizim nesil eskilerde gerçekten "bayram geldiiiii!" diye mutluluktan uçan bayramlar yaşardı. O zamanlarda çocuklar hep birlikte bayram harçlığı toplamaya çıkarlardı. Bizler de onları yaşadık gördük. Bazı amcalar para verirlerdi. Çoğunluğu 25 kuruş, 50 kuruş verirken az bir kısmı da 1 lira verirdi. Hepimiz 1 lira veren sevimli, tonton amcaların elini öpmek için sıraya girerdik. Hiç bir şey yapmayan şeker verirdi kapısına gelen çocuklara. Şimdi çalan kapıyı açmayan insanlar hiç de azınlıkta değil. Ne acı değil mi? Şimdi bakıyorum, gözlemliyorum da maalesef böyle bir bayram yaşayamıyoruz. Tabii ki bayramlarda mutluluğumuz artıyor, güzellikler yaşanıyor ama ne olursa olsun, ne yaşanırsa yaşansın eski bayramların tadını vermiyor. Mesela insanlar birbirinden adeta kaçıyor. Bazı buluşmalarda sanki, "nerde çıktı bunlarda?" gibi bakışlara şahit olunuyor, bazılarında ise sanırım, "bunlar gene niye geldiler" yorumları hakim oluyor ortama... Evet, bu bayram birden bire soğuyan ve yoğun yağışlarla ortalığı ıslatan yağmurlarla gelince sokaklarda bir bayram kalabalığı yaşayamadık sanki. Bayramdan iki gün önce Uşak’ta İsmetpaşa Caddesi inanın adeta  "pazaryeri" gibi aşırı kalabalıktı. İnsanlar oradan oraya alışveriş telaşıyla savruluyordu. Ama üç günlük bayramda ise sessizlik ve sakinlik hakimdi cadde ve sokaklarda... Bir çok vatandaş ise bayram tatilinin kısalığından dolayı uzun yolculuklu ziyaretlere gidemedi. Çevremizdeki ateş çemberi ne de olsa bayram sevincimizi frenledi. En büyük sıkıntı ise bayramın hemen bitiminde mesainin başlaması, esnafların işyerlerini açması ve en önemlisi ise okulların açılması oldu. Durum böyle olunca açıkçası bayram kısa sürdü. İnşallah bir sonraki bayrama diye aile ziyaretlerini şimdilik noktaladık. Peki yollar nasıldı. Şehirler arası karayolları? Yine yoğun trafikten, aşırı kalabalıktan, dikkatsizlik ve sabırsızlıktan kan gölüne döndü mü?... Yapılan açıklamalara göre bayramın ilk gününde meydana gelen kazalarda 71 kişi yaralandı, 12 kişi hayatını kaybetti. Araçlar o kadar modernize edilip teknolojiyle donatılsa da, yollar o kadar iyileştirilse de, sürücüler o kadar bilinçlendirilse de kazalar bir türlü son bulmuyor. Bunun sebebini de merak etmiyor değiliz. Dileğimiz güzel günlerin simgesi bayramlarda canlar acımasın, kan akmasın. Bayram sevinci acıya dönüşmesin.
Ekleme Tarihi: 25 Mart 2026 -Çarşamba

BİR BAYRAM BÖYLE GEÇTİ

Bayram geldi geçti, hem de yıldırım hızıyla... Çok hızlı geçen Ramazan ve oruç ayının ardından bayram da göz açıp kapatana kadar geçti gitti.
Bayramlar toplumlara neşe getirir, güzellikler getirir, mutluluklar getirir. Hasretler giderilir, insanlar birbirlerini görmekten tarifsiz mutluluk duyarlar. Ama bayramlar bizlere mutluluk getiriyor mu, güzellikler getiriyor mu, onu sorgulamak lazım.
Hani şu reklamlarda "bayram geldi, bayram geldi" diye sevincinden uçan sevimli çocuk acaba bu bayramda evinde gerçekten reklamlardaki kadar sevindi mi? Elbette mutlu bir bayram geçirmiştir ama bizim nesil eskilerde gerçekten "bayram geldiiiii!" diye mutluluktan uçan bayramlar yaşardı.
O zamanlarda çocuklar hep birlikte bayram harçlığı toplamaya çıkarlardı. Bizler de onları yaşadık gördük. Bazı amcalar para verirlerdi. Çoğunluğu 25 kuruş, 50 kuruş verirken az bir kısmı da 1 lira verirdi. Hepimiz 1 lira veren sevimli, tonton amcaların elini öpmek için sıraya girerdik.
Hiç bir şey yapmayan şeker verirdi kapısına gelen çocuklara. Şimdi çalan kapıyı açmayan insanlar hiç de azınlıkta değil. Ne acı değil mi?
Şimdi bakıyorum, gözlemliyorum da maalesef böyle bir bayram yaşayamıyoruz. Tabii ki bayramlarda mutluluğumuz artıyor, güzellikler yaşanıyor ama ne olursa olsun, ne yaşanırsa yaşansın eski bayramların tadını vermiyor.
Mesela insanlar birbirinden adeta kaçıyor. Bazı buluşmalarda sanki, "nerde çıktı bunlarda?" gibi bakışlara şahit olunuyor, bazılarında ise sanırım, "bunlar gene niye geldiler" yorumları hakim oluyor ortama...
Evet, bu bayram birden bire soğuyan ve yoğun yağışlarla ortalığı ıslatan yağmurlarla gelince sokaklarda bir bayram kalabalığı yaşayamadık sanki. Bayramdan iki gün önce Uşak’ta İsmetpaşa Caddesi inanın adeta  "pazaryeri" gibi aşırı kalabalıktı. İnsanlar oradan oraya alışveriş telaşıyla savruluyordu. Ama üç günlük bayramda ise sessizlik ve sakinlik hakimdi cadde ve sokaklarda...
Bir çok vatandaş ise bayram tatilinin kısalığından dolayı uzun yolculuklu ziyaretlere gidemedi. Çevremizdeki ateş çemberi ne de olsa bayram sevincimizi frenledi. En büyük sıkıntı ise bayramın hemen bitiminde mesainin başlaması, esnafların işyerlerini açması ve en önemlisi ise okulların açılması oldu. Durum böyle olunca açıkçası bayram kısa sürdü. İnşallah bir sonraki bayrama diye aile ziyaretlerini şimdilik noktaladık.
Peki yollar nasıldı. Şehirler arası karayolları? Yine yoğun trafikten, aşırı kalabalıktan, dikkatsizlik ve sabırsızlıktan kan gölüne döndü mü?...
Yapılan açıklamalara göre bayramın ilk gününde meydana gelen kazalarda 71 kişi yaralandı, 12 kişi hayatını kaybetti. Araçlar o kadar modernize edilip teknolojiyle donatılsa da, yollar o kadar iyileştirilse de, sürücüler o kadar bilinçlendirilse de kazalar bir türlü son bulmuyor. Bunun sebebini de merak etmiyor değiliz. Dileğimiz güzel günlerin simgesi bayramlarda canlar acımasın, kan akmasın. Bayram sevinci acıya dönüşmesin.
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yesilbanazgazetesi.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.