İnsan yaşamının çok kısa mı yoksa çok uzun mu olduğu tartışmalar bir çözüme kavuşmadı. Kimilerine göre uzun soluklu bir maraton, bazılarına göre "üç günlük" dünya...
Katık, sofralarımızın vazgeçilmez yardımcısıdır. Bizler esasen kahvaltı öğünümüzde katıksız yapamayız. Çayın, ekmek ya da börek çöreğin yanında mutlaka peynir ve zeytin başta olmak üzere diğer aperatifleri katık ederiz. Katık demek ana bir yiyeceğin yanında farklı tat vermek için azar azar alınan yiyecektir. Yani azar azar olması çok önemlidir.
Gençlik yıllarımda komşumuzun küçük yaşlar-daki çocuğuyla bazı kahvaltılarda tesadüf ederdik. Çocuk sofrada ağzına küçücük bir lokma ekmek attıktan sonra kat kat büyük bir peyniri lüp diye yutardı. Sanırım tesadüf olmuştur diye düşünürken baktım üçüncü lokmadan sonra sofradaki koca peynir dilimi bitivermiş. Annesine şöyle bir baktım, hiç bir şey umurunda değil. Bizler sofrada böyle bir davranış yaptığımızda annemiz babamız elimize vurur, "yavaşşş, azar azar ye!, katık et!" derlerdi.
Bize öyle öğrettiklerinden hayat boyu öyle yapıyoruz. Yakınımız olan o çocuğa şimdi bakıyorum, hayatı da "katıksız" yutup gidiyor...
Çevremizdeki, yakınımızdaki insanlardan duyduğum en fazla şikayet, "Neden bennn!"... "Şu zalim dünyada bütün sorunlar, bütün dertler hep bana gelmiş. Çoğu insanda varlık, para, huzur, mutluluk yığınla, bizde çile, dert, yokluk.
Neden bennn!"... İşin özünde mesele sen değil, senin meseleleri büyütmen, abartman. Daha doğrusu senin tahammülsüzlüğün, senin çekememezliğin.
Dünyada dertsiz tasasız insan yok. Önemli olan bunları büyütmeden, abartmadan aşmaya çalışmaktır. Sen hiç dar gününde, sıkıntılı anında yaşadığın güzel anıları düşünüp, hatırlayıp; "olsun ver, bu da geçer, hayatta güzel yaşadığım günler de oldu" diyor musun? Ya da çok mutlu gününde, gülüp oynarken, "geçen sene annemi ya da babamı kaybettim, ya da çok kötü bir olay yaşadım. Ama şimdi gülüp eğleniyorum" diyebiliyor musun? Yani hayatı dengeleyip kısa ya da uzun hayatına ANILARINI KATIK EDEBİLİYOR MUSUN? Sen ona bak, iyilikleri, güzellikleri hatta kötü günleri hatırlayarak yaşa!...
