A. Erkin Sarıoğlu
Köşe Yazarı
A. Erkin Sarıoğlu
 

AYAK TOPU

Futbol sadece FUTBOL değildir. Ayak topu da denilen bu devasa sektör aslında en büyük bacasız sanayi olarakta bilinir. Kısa süre önce tüm dünya insanını televizyon karşısına esir eden bu sektör oldukça büyük, ağızları dolduran paraların konuşulduğu daha doğrusu ağızları açık bırakan rakamların teleffuz edildiği gerçeklerle dopdolu bir hikayedir. 4 yılda bir yaşanan Dünya Kupası milyarları peşinden sürüklese de bu yıl beni çok fazla cezbedemedi. Zira yapıldığı ülke konumu nedeniyle saat farkı yaşandığından ben geçmişteki Muhammed Ali’nin maçları için FEDA ettiğim uykumdan vazgeçemedim. İşin aslı ülkemiz takımının ilk maçlarda KUPA’ya veda etmesi de bu tercihte etken oldu. Yazın bu kavurucu sıcaklarında yüzbinlerin statları doldurması durumu sizlere daha açık ve net bildiriyor.  Bir zamanlar İspanya’nın kralı “ben ülkeyi FUTBOLLA yönetiyorum” dediği gibi artık DÜNYA da futbolla yatıyor futbolla kalkıyor. Dünyanın dört bir yanından izleyiciler uzak-yakın demeden çoluk çocuk bu maçları izlemeye koşuyor. Üstüne üstlük önceki yıllarda şehirden şehire yoğun bir trafik yaşanırken bu yıllarda ülkeden ülkeye geçişler olmaktadır. Pandemi döneminde başlayan 5 yedek oyuncu değişimi süreç sonlanmış olsa da değişmedi. Ve bu yıl müsabaka kurallarında oldukça farklı değişimler ve değişiklikler yaşandı. VAR hakemliğinde bazı uygulamalar yenilendi ve daha dikkatli izleme zorunluluğu getirildi. VAR’ın etki ve yetki alanları genişletildi. Çipli top uygulaması başladı. İlk 20 dakika sonunda SU molası verildi. Tabi bu kural hava sıcaklığının belli ölçüleri aşması halinde uygulanıyor. Hakemlere kamera takıldı. Sakatlanan oyuncuya 1 dakika oyun dışında kalma mecburiyeti getirildi. Hakaret ya da itiraz pozisyonlarında KART uygulaması genişletildi. Zamanı daha verimli değerlendirmek için taç ve kale vuruşlarında 5 saniye kuralı ve oyuncu değişikliklerinde de 10 saniye kuralı uygulanmaya başladı. Ülkemizde de önümüzdeki günlerde ÇİPLİ top uygulamasına geçilebileceği düşünülmektedir. Evet, dünya kupası sonlandı ve ülkemizde de FUTBOL Avrupa Kupası maçlarıyla başladı. Ve ardından Türkiye Süper Ligi başta olmak üzere alt liglerde de start veriliyor. Ancak ilk haftaya bakınca yine sancılı bir SEZON yaşanacağı endişesi taşımaktayım. Zira DÜNYA kupalarında tek bir TÜRK hakem görev alamazken Türkiye liglerine de FORMSUZ başladıklarını gözlemledik. Taraflı demesek de HATALI kararlara ilk haftadan başladılar.. Bacasız sanayi dedik ya!. Bize bu fikri söylettiren TRANSFER edilen futbolculara ödenen devasa rakamalar. Artık teleffuz etmekte bile zorlanıyoruz. Ülkemizde asgari ücretin ne olduğu belli. Ve sporculara ödenen ve de döviz olarak ödenen paralar dudaklarımızı uçuklatıyor. Bir de aklımın ermediği şu konuyu da sizlerle paylaşmak istiyorum. Ligler mayıs ayında sonlandı ve ağustosta başladı. Transferler hala bitmedi ve hala çalışmalar devam ediyor. Bir takım transfer yapacak ise sporcusunu hazırlık kampına yetiştirse daha verimli olmaz mı? Tabi dir ki bu işin maddi ve manevi zorlukları vardır. Neyse bu işi biz yönetenlere bırakalım. Biraz da kendi takımlarımıza bakalım. UŞAKSPOR... AŞİGOLARI gözdesi. Yine dalgalı denizlerde yüzmeye başladı. Geçtiğimiz yıllarda yaşadığı travmaları daha üstünden atmamışken yeni maceralara yelken mi açtılar. Aşigolar hala tedirgin ve bulanık suda av yapmaya çalışıyorlar. Önceki yıllardaki satışlardan oldukça mağdur olan AŞİGOLAR artık hedefi olan ve peşinden AŞİGOLARI sürükleyecek bir takıma ALKIŞ tutmak istiyorlar. HEDEF üst ligler olmalı diyorlar. Onbinleri coşturacak bir takım izlemek istiyorlar. Ve BANAZSPOR. Yeni yönetimiyle daha üst hedefler ulaşmak için gayretler olduğu belli. Umarım ve isterim ki takımımız bunu başarır. Çevremizde bulunan ilçeler zaman içinde 3. Ligde yer almış ve boy göstermiştir. Simav, Dinar, Çivril bu işi başarmışlar. Eşme bile BAL liginde hedefe ulaşmak üzereydi. Biz niye başaramayalım. BANAZ’ımızın gençlerinde böyle bir potansiyel var. Bunu değerlendirmek ve yönetenlerimizin de buna yardımcı olmaları beklenir. Gençlerimizi kötü alışkanlıklardan uzak tutmak, geleceğimizde de sağlıklı nesiller yaratmak, onları kahve köşeleri yerine yeşil sahalar yönlendirmek güzel olmaz mı? Bunun için her zaman diyorum GENÇLİĞE yapılan yatırım asla boşa gitmez. Soz söz FUTBOL sadece futbol değildir. İçerisinde iğneden ipliğe bir çok güzellikler de taşır. İyi değerlendirirsek hem biz hem ülkemiz kazanır. Bu arada sevindirici bir haber daha geldi. Biz ayak topundan söz ederken basketboldan SES geldi. Geçmişte Süper Ligde boy gösteren UŞAKSPOR 2. Ligden bu yıl yeniden başlıyor. Hadi hayırlısı. 
Ekleme Tarihi: 25 Ağustos 2026 -Salı

AYAK TOPU

Futbol sadece FUTBOL değildir. Ayak topu da denilen bu devasa sektör aslında en büyük bacasız sanayi olarakta bilinir.
Kısa süre önce tüm dünya insanını televizyon karşısına esir eden bu sektör oldukça büyük, ağızları dolduran paraların konuşulduğu daha doğrusu ağızları açık bırakan rakamların teleffuz edildiği gerçeklerle dopdolu bir hikayedir. 4 yılda bir yaşanan Dünya Kupası milyarları peşinden sürüklese de bu yıl beni çok fazla cezbedemedi. Zira yapıldığı ülke konumu nedeniyle saat farkı yaşandığından ben geçmişteki Muhammed Ali’nin maçları için FEDA ettiğim uykumdan vazgeçemedim. İşin aslı ülkemiz takımının ilk maçlarda KUPA’ya veda etmesi de bu tercihte etken oldu.
Yazın bu kavurucu sıcaklarında yüzbinlerin statları doldurması durumu sizlere daha açık ve net bildiriyor. 
Bir zamanlar İspanya’nın kralı “ben ülkeyi FUTBOLLA yönetiyorum” dediği gibi artık DÜNYA da futbolla yatıyor futbolla kalkıyor. Dünyanın dört bir yanından izleyiciler uzak-yakın demeden çoluk çocuk bu maçları izlemeye koşuyor. Üstüne üstlük önceki yıllarda şehirden şehire yoğun bir trafik yaşanırken bu yıllarda ülkeden ülkeye geçişler olmaktadır.
Pandemi döneminde başlayan 5 yedek oyuncu değişimi süreç sonlanmış olsa da değişmedi. Ve bu yıl müsabaka kurallarında oldukça farklı değişimler ve değişiklikler yaşandı. VAR hakemliğinde bazı uygulamalar yenilendi ve daha dikkatli izleme zorunluluğu getirildi. VAR’ın etki ve yetki alanları genişletildi. Çipli top uygulaması başladı. İlk 20 dakika sonunda SU molası verildi. Tabi bu kural hava sıcaklığının belli ölçüleri aşması halinde uygulanıyor.
Hakemlere kamera takıldı. Sakatlanan oyuncuya 1 dakika oyun dışında kalma mecburiyeti getirildi. Hakaret ya da itiraz pozisyonlarında KART uygulaması genişletildi. Zamanı daha verimli değerlendirmek için taç ve kale vuruşlarında 5 saniye kuralı ve oyuncu değişikliklerinde de 10 saniye kuralı uygulanmaya başladı. Ülkemizde de önümüzdeki günlerde ÇİPLİ top uygulamasına geçilebileceği düşünülmektedir.
Evet, dünya kupası sonlandı ve ülkemizde de FUTBOL Avrupa Kupası maçlarıyla başladı. Ve ardından Türkiye Süper Ligi başta olmak üzere alt liglerde de start veriliyor. Ancak ilk haftaya bakınca yine sancılı bir SEZON yaşanacağı endişesi taşımaktayım. Zira DÜNYA kupalarında tek bir TÜRK hakem görev alamazken Türkiye liglerine de FORMSUZ başladıklarını gözlemledik. Taraflı demesek de HATALI kararlara ilk haftadan başladılar..
Bacasız sanayi dedik ya!. Bize bu fikri söylettiren TRANSFER edilen futbolculara ödenen devasa rakamalar. Artık teleffuz etmekte bile zorlanıyoruz. Ülkemizde asgari ücretin ne olduğu belli. Ve sporculara ödenen ve de döviz olarak ödenen paralar dudaklarımızı uçuklatıyor.
Bir de aklımın ermediği şu konuyu da sizlerle paylaşmak istiyorum. Ligler mayıs ayında sonlandı ve ağustosta başladı. Transferler hala bitmedi ve hala çalışmalar devam ediyor. Bir takım transfer yapacak ise sporcusunu hazırlık kampına yetiştirse daha verimli olmaz mı? Tabi dir ki bu işin maddi ve manevi zorlukları vardır. Neyse bu işi biz yönetenlere bırakalım.
Biraz da kendi takımlarımıza bakalım. UŞAKSPOR... AŞİGOLARI gözdesi. Yine dalgalı denizlerde yüzmeye başladı. Geçtiğimiz yıllarda yaşadığı travmaları daha üstünden atmamışken yeni maceralara yelken mi açtılar. Aşigolar hala tedirgin ve bulanık suda av yapmaya çalışıyorlar. Önceki yıllardaki satışlardan oldukça mağdur olan AŞİGOLAR artık hedefi olan ve peşinden AŞİGOLARI sürükleyecek bir takıma ALKIŞ tutmak istiyorlar. HEDEF üst ligler olmalı diyorlar. Onbinleri coşturacak bir takım izlemek istiyorlar.
Ve BANAZSPOR. Yeni yönetimiyle daha üst hedefler ulaşmak için gayretler olduğu belli. Umarım ve isterim ki takımımız bunu başarır. Çevremizde bulunan ilçeler zaman içinde 3. Ligde yer almış ve boy göstermiştir. Simav, Dinar, Çivril bu işi başarmışlar. Eşme bile BAL liginde hedefe ulaşmak üzereydi. Biz niye başaramayalım. BANAZ’ımızın gençlerinde böyle bir potansiyel var. Bunu değerlendirmek ve yönetenlerimizin de buna yardımcı olmaları beklenir.
Gençlerimizi kötü alışkanlıklardan uzak tutmak, geleceğimizde de sağlıklı nesiller yaratmak, onları kahve köşeleri yerine yeşil sahalar yönlendirmek güzel olmaz mı? Bunun için her zaman diyorum GENÇLİĞE yapılan yatırım asla boşa gitmez.
Soz söz FUTBOL sadece futbol değildir. İçerisinde iğneden ipliğe bir çok güzellikler de taşır. İyi değerlendirirsek hem biz hem ülkemiz kazanır.
Bu arada sevindirici bir haber daha geldi. Biz ayak topundan söz ederken basketboldan SES geldi. Geçmişte Süper Ligde boy gösteren UŞAKSPOR 2. Ligden bu yıl yeniden başlıyor. Hadi hayırlısı. 
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yesilbanazgazetesi.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Diğer Yazıları

Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.