Akaryakıta dün etkili oranda bir zam daha geldi. Her nedense zamlar dur durak bilmiyor. Benzine 4.15, motorine 3.60 TL, lpg’ye 1.45 zam yapılırken asıl işin garibi lpg’ye dün gece yeniden yapılan 9 liralık okkalı zam oldu.
Burada şair ne demek istemiş. “Kardeşim piyasada en ucuz ne varsa ben ona daha çok zam yapacağım. Siz boşuna yorum yapmayın, uğraşmayın. Gerekirse de arabaya binmeyin”!...
Tamam, çok güzel bir yaklaşım. Hadi güzel öneri diyelim, arabaya da binmeyelim. Ancak bu ülkedeki yandaşlık yapacağım diye kasıtlı yalan söyleyen vatandaşların haricinde akaryakıta zam demenin iğneden ipliğe her şeye zam demek olduğunu herkes biliyor artık. Eee, vitrinin ana caddeye bakan şafşatalı tarafında enflasyonla mücadele ediyoruz, arka taraftakinde ise; yapacak bir şey yok, dar gelirlileri, garibanları eziyoruz. Kurunun yanında yaş da yanar!”. Bu nasıl bir mantıktır, nasıl anlayıştır, nasıl bir zihniyettir?
Bu insanlar sizleri sürekli zenginden alacak, bizlere verecek diye anlatmıyorlar mı? Daha doğrusu kendileri de bu beklenti içinde değiller mi? Gerçekten ben de öyle biliyor, öyle düşünüyordum ama gelinen noktada bunun tam tersi olduğunu maalesef bizlere gösterdiniz. Hem de gözümüzün içine soka soka!...
Bu olaylarda şöyle de bir durum var. Sadece basit olarak göz attığımızda bile gördüğümüz gerçek; bu ülkede zenginler, durumu iyi olanlar benzinli araç kullanır. (Bu sistem elbetteki son yıllarda ekonomik açıdan diyerek elektrikli araçlara yöneldi. Ancak onun da iş görecek menzili aracını çok yüksek fiyatlara sattıkları için durumu zayıf olanlara hitap etmediği görüldü).
Neyse, sonrasında ise minibüslerde, ticari taksilerde, otobüslerde ve nakliyat işindeki kamyon, tır gibi araçlarda mazotlu; yani dizel araçlar tercih edilmeye başlandı. Bu iş böyle sürerken benzine göre ucuz olan mazot pahalanmaya başladı. Günümüzde ise mazot benzinden kopup kaçarak bir hayli fahiş fiyatlara yükseldi. Bu durumun ardından zenginler elektrikliye, ticari taksiler lpg'ye yönelirken minibüs, otobüs ve nakliye araçlarının böyle bir alternatifi olmadığı için piyasadaki bütün fiyatlar aynı oranda uçtu. Enflasyon yükselirken, hiçbir şeyi ucuza alamamaya başladık. Enflasyon düşüyorsa akaryakıt fiyatları neden bu kadar yükseliyor?...
Şehirlerarası yolculuk fiyatları sürekli yükseldi, ticaretle uğraşanların aldığı, sattığı ürünler yükseldi. Dahası soframıza gelen temel gıda maddeleri, sebze ve meyvelerin fiyatları yükseldi. Ki halâ bu durum hız kesmeden yukarı istikamete doğru devam ediyor.
Başta da belirttiğimiz gibi bir taraftan enflasyon düşmüyor diye sitem ediyoruz, öte yandan en yoğun kullanılan herşeye gayet dokunaklı zamlar yapmaya devam ediyoruz.
Geçmiş tarihlerde bir gazetede okuduğum analizde, dünya ham petrol fiyatlarına zam yapıldığı anda biraz üzerindeki oranda tüm petrol ürünlerine zam yapılıyor. Yani dünya petrol fiyatlarına 3 dolar atrarsa bizde 5 dolar artırılıyor ama her nedense Brent Petrol fiyatları 5 düştüyse bizde bu oran tam tersine 3 oluyor. Çünkü değerli yöneticilerimiz en fazla geliri buradan elde ediyor.
Başka bir yorumda ise vatandaşlar, yakın zamanda patlayan FON olayına atıfta bulunularak, "Eee ortaya çıkan fon açığını nasıl kapatacaklar, elbette faturayı yine vatandaş ödeyecek" diye yorumlar yapıldı.
Ben şahsen bunlara inanmak istememe rağmen yetkililer nedense hep beni yalancı çıkaracak şekilde hareket ediyorlar. Acaba kasıtları bana mı diye de düşünmeden edemiyorum. :)
Benzine 4 lira 15 kuruş, mazota 3 lira 60 kuruş, lpg'ye 1 lira 45 kuruş. Yetti mi, yetmedi ardından da lpg’ye yeniden 9 LİRA ZAMMMM!... Peki bu yetti mi, o da yetmedi. Trafik cezası, MTV, pasaport, yurt dışı telefon kaydına cep yakacak zamlar yolda...
UÇUYORUZ DEĞİL Mİ?...
