Atalarımızın dilinden düşmeyen bir söz vardır; “Nisan yağmurları BEREKETTİR” derler. Gerçekten geçmiş yıllara baktığımızda bunun doğru olduğuna inancımız tamdır.
Şöyle bir hikaye duymuşluğum var :
Padişahın biri kendine makam aracı olarak her tarafı altın kaplama bir araba yaptırmış. Arabayı sarayın önüne çekmişler, bakan bir daha bakmış. Altınların ışıltısı neredeyse çevreyi aydınlatıyor. İşi bilenleri çağırmış. “Nasıl beğendiniz mi?” demiş bilenlere.. İçlerinden bir ulema; “Padişahım çok güzel olmuş olmasına da… Bu araba nisan yağmurları bereketli yağarsa değerine paha biçilmez amma nisan ayı yağışsız geçerse gavur parasıyla on para etmez” demiş..
Biz de diyoruz ki bu nisan yağmurları felakete dönüşmeden şöyle sebzelerimize, ekinlerimize, meyvelerimize cisil çisil yağsın, toprak suya doysun ve ülkemiz bereketli bir yıl yaşasın. Zira geçmiş yıllarda zamansız yaşadığımız DON olayları nedeniyle bir çok sebze ve meyveden yoksun kaldık. Bir yıl kayısı olmadı, bir yıl kiraz olmadı, bir yıl sebzeleri don vurdu, sofralarımıza gelemediler. Etrafımız kaynayan kazan iken hiç olmaya toprak bize azizlik etmesin.
Etrafımız kan gölü. İsrail-Filistin arasındaki yıllardır süren savaş bu kez Körfez ülkelerine sıçradı ve Ortadoğu felaketi yaşıyor. İran, İsrail ve ABD’nin kıyasıya çatıştığı bu topraklar bölge halkını oldukça tedirgin ediyor. Ve tabiidir ki bize de etkisi var. Ülkemizde her şey savaş bahanesi ile erteleniyor. Bütün dünyayı etkileyen PETROL krizi bizi de vuruyor. Televizyonlardaki haberlerin birinci sırasında PETROL fiyatlarının inişli çıkışlı durumundan bahsediliyor. Ve bu durum ise iğneden ipliğe her şeyin fiyatının artmasına neden oluyor. Bir çok televizyon yayınlarının önemli bölümleri yaşanan savaşı görüntülerle destekleyip insanları haberdar etmeye çalışıyorlar..
On binlerce kilometre ötelerden duruma müdahil olan Amerika “İran’ı çökertmeye geldiğini” açık açık deklare ederek dünyanın düzenini bozuyor. Ortadoğu’da onbinlerce can kaybı yaşanmış olmasına rağmen, insanların yaşamları perişan olmuşken çekilen acılar varken bir kaç Amerikan askeri ölünce Amerika’da yer yerinden oynuyor. Gerek İsrail’de ve gerekse Amerika’da savaş karşıtı yüzbinlerin katıldığı gösteriler olmasına rağmen gözünü kan bürümüş liderler BARIŞ’a yönelmiyorlar. İşin en ilginci de Avrupa ülkelerinden İspanya haricinden tık ses çıkmıyor. Herkes olaylardan zerre kadar acı duyup “durun, yapmayın etmeyin” diyen yok.
İran’a belki bir şekilde destek veren ülkeler vardır. Ama İRAN halkı da cesaretle o kadar liderini kaybetmiş olmasına rağmen bir milim geri adım atmadan ülke savunmasına destek veriyorlar. Ülkemiz ise BARIŞ’ın bir an önce sağlanması için taraflara çağrısını sürekli devam ettiriyor. Ama görüyoruz ki iki ülke lideri kandan beslenmeye devam ediyor ve kendi ülkelerindeki varlığını bu savaş ile sürdürebileceklerini düşünmeye devam ediyorlar.
Savaşın bize en büyük zararı ise yaşanan petrol krizi sonrası gelen zamlar. Yaşamımıza oldukça kötü şekilde etki ediyor. Petrole her gün yapılan fiyat ayarlamalarına alışmışken bu hafta aniden yapılan doğalgaz ve elektrik zamları midemize oturmuş durumda. Ücretlere yapılmayan zamların iğneden ipliğe her şeye yapılması yaşam kalitemizi bir anda yerle yeksan ediverdi. Çarşı-pazar yangın yerine döndü. 200 gram ekmek 17,5 oldu. Ama son günlerde sizler de farkındasınız artık 5 liraya alınabilecek bir şey yok!. O zaman 50 kuruş ve 1 lira ortalıkta görünmüyorken nasıl baş edecek esnaf. Bilindiği gibi piyasa da on, yirmi ve elli lira bile dönüşümde değil. Bankamatikler 100 ve 200 lira etrafında dönüyor. Ekmeği bari 250 gram yapıp 20 TL. yapsalardı da bozuk paraya aklımız ermiyor kağıtlarla idare etseydik diye düşünüyorum.
Bu kadar olumsuzluklardan söz ettikten sonra biraz da iyi şeyleri yazalım dedim.
Milli takımımız 24 yıl sonra dünya kupasına katılacak. Kosova’daki zorlu maçı kazanıp dünya kupasına katılmayı hak ettik. TFF Başkanı millilerimize birer konut verecek.. Versin, gözümüz yok ama ettiği sözlere de dikkat etsin. En karakterli milli takım oyuncuları demekle geçmişte görev alan değerli oyuncularımıza büyük haksızlık etmiş olmuyor mu?.. Her oyuncumuz KARAKTERLİDİR...
Biraz pahalıya mal olsa da AMERİKA’ya gideceğiz artık. Ancak savaşan bir ülkede böyle değerli bir organizasyon nasıl gerçekleşecek. Savaşan İsrail bu turnuvaya katılacak mı.. Rusya’yı savaşıyor diye almadınız. Birkaç ülke katılmayı istemez ise ne olacak.. Haziranı bekleyeceğiz bütün bu soruların cevabı için.
Bu arada bakın ne kadar düşünceli bir Milli Eğitim Bakanımız var. 14 Haziran’da milli maçımız var diye üniversiteye giriş sınav gününü bir gün önceye çekti...
Ve hiç tasvip etmediğim bir olayı da söylemek isterim. Bu hafta oynanan Trabzonspor Galatasaray maçı öncesinde TRABZON taraftarının UĞURCAN hakkında astıkları pankartlar hiç de hoş olmadı. Trabzon seyircisine yakışmadı...
Biraz daha hoşgörüye ihtiyacımız var..
