Çevremiz ATEŞ ÇEMBERİ. Hele bazı televizyon kanalları ise başlı başına bir SAVAŞ televizyonu gibi yayınlarına devam ediyorlar. Gün geçmiyor ki söylenen her haber bir şekilde yalanlanıyor ya da doğru olmadığı anons ediliyor. Anlaşılan o ki bu savaş biraz daha sürecek.
Barış girişimleri amacına ulaşamadı.. Geçen hafta içinde savaşın baş aktörü ABD, İran’a verdiği süreyi anımsatarak, “süre dolduğunda böyle bir medeniyet kalmayacak” diye diye dünyayı karamsarlığa yöneltti. Herkes nefesini tutmuş, olacaklara odaklandı. Ama sağolsun Pakistan bir şekilde arayı yumuşatıp ATEŞKES görüşmelerine her iki ülkeyi de ikna etti..
İkna etti de ne oldu diyeceksiniz. Hiç bir şey olmadı somut bir sonuç elde edilemedi.
BARIŞ yine ertelendi. Zaten ateşkes görüşmelerinin başlamasına saatler kala bir yandan İran, öte yandan İsrail hedeflere bomba yağdırmaya devam etti. Hatta İsrail “bizim ateşkes anlaşmasının içinde Lübnan yok” diyerek veryansın etti. Lübnan’a binlerce bomba yağdırdı.
Hepiniz izliyorsunuz, ABD başkanı anlaşılmaz duygular sarmalında. Kâh düzgün düzgün konuşuyor, kâh ağzını bozuyor. Tercümanlar hata yapmıyorsa ARGO konuşmaları insanın asabını bozuyor. İşin kilit noktası olan HÜRMÜZ üzerine bütün hesaplar. Bir de nükleer silahlar ön planda. Birincisi bu dünya üzerine bir çok ülkede nükleer silah mutlaka vardır. Çünkü herkes birbirinden korkuyor. Zaten ilk atom bombasını bile Amerika Birleşik Devletleri kullanmıştı. Yüzbinlerce insanı katletmişti. Ki; ABD Vietnam’da neredeyse 25 yılı bulan bir savaş deneyimi yaşamış ve sonunda hüsrana uğrayıp oraları terk etmişti. Ortadoğu’da sudan bahaneler uydurup Libya’yı, Irak’ı ve ardından Suriye’yi yaşanmaz duruma getirmişti.
Bütün bunlar olurken sesini çıkarmayan AVRUPA, silah satmanın yeni yollarını aramaya devam etmektedir.. Silah fabrikaları ve tüccarları mümkün olduğu kadar uzun sürecek savaşlara zemin hazırlamaya devam etmektedirler..
Neden Filistin’de yaşanan insan katliamına SES çıkaramıyorlar. İçte yatan büyük menfaatleri olduğundan. Bu duruma masum birkaç ülke elinden geldiğince muhalefet edebilmektedir.
Bütün insanlar o ülkelerin liderlerini suçlu bulmaktadırlar ancak asıl suçlu olan ise onları başa getirenlerdedir. Dünya var oluşundan bu güne sayısız savaşlara sahne olmuş ve bunların en önemlileri 1. ve 2. Dünya Savaşlarıdır. Şimdi herkes dört gözle 3. Dünya Savaşı’nı beklemektedir. Oysa 3. Dünya Savaşı olagelmektedir. Bir yandan petrolle gelen devasa sıkıntılar, diğer yandan silahla gelen can sıkıntıları. Yaşam allak bullak olmuştur. İnsanları gelecek korkusu sarmış yediden yetmişe insanlık büyük bir DRAMA yaşamaktadır. Oysa bir çok Avrupa ülkesi sanki hiçbir şey olmamışçasına yaşamlarını sürdürmektedirler.
Kendi ülkelerinde yüzbinlerin SAVAŞ karşıtı gösterilerine kulak asmayan ABD ve İsrail, bir gün ebesinin örekesini görecek diye düşünmeden edemiyorum. Zaten dünya basını TRAMP’ın koltuğunun sallandığını, ha bu gün ha yarın bir şeylerin olabileceğinden söz etmektedirler. Keza Netanyahu için de durum pek farklı değildir.
Ve gelecek günler daha sert müdahalelere gebedir. Umarız ve dileriz ki BARIŞ bir an önce sağlanır, ATEŞKES ilan edilir ve taraflar buna uyarak silahları sustururlar. Her ne kadar acılar dinmeyecek olsa da, İran’daki 168 öğrencinin kanı yerde kalacak olsa da hiç olmaya daha başka canlar telef olmasın diye en kısa sürede ilan edilmelidir.
İçtenlikle, samimiyetle ve tüm benliğimle BARIŞ’ın bir an önce sağlanması dileğimdir..
Nisan ayı içindeyiz. Bir nisan şakasıyla başladık ama bu savaş bizi biraz daha ciddiyete davet etti. 2 Nisan Dünya Otizm Günü, 5 Nisan Avukatlar günü, 8 Nisan Dünya Romanlar Günü...
10 Nisan Polis Teşkilatımızın 181.ci kuruluş günü, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı tüm ulusumuza şimdiden kutlu olsun. Avukatlarımıza ve polis teşkilatımıza başarılar diliyor, günlerini kutluyorum.
Bir satır ile de Mircea LUCESCU’ya Allah’tan rahmetler diliyorum. Ülkemize sağladığı katkılar nedeniyle...
Ve tabiidir ki 2026 Dünya Kupası’na katılacak olan Milli takımımızı da kutlamadan geçemeyiz. 24 yıl sonra böyle bir organizasyona katılmayı başaran sporcularımıza teşekkürler.
Bir de yaşanan olumsuzluklar sonrası boşalan Uşak Belediye Başkanlığı’na seçilen hemşehrimiz sayın Av. Güven ÖZKAN’ın eşi sayın Av. Hatice ÖZKAN TEREKECİ’ye de başarılar dileriz. Yüzümüzü ağartmak için cansiperane gayret göstereceğinden emin olarak.
Gaza, beze, tuza gelen zamlardan artık söz etmiyorum. ALIŞTIK artık. Hala 50 liralık benzin almaya devam edemiyoruz. Her hafta zam yüzünden ağlamaktan da bıktık. Gülüp geçiyoruz artık.
Her şey için canımız sağ olsun. Neler gördük biz. Bunlarda geçer deyip sizlere iyilikler diliyorum.
