İLÇEDEKİ TABELALARDA LİYAKAT VAR MI?
Bölgesel
(Yeşil Banaz Gazetesi) - Yeşil Banaz Gazetesi |
28.08.2026 - 12:50, Güncelleme:
28.08.2026 - 12:50 300 kez okundu.
İLÇEDEKİ TABELALARDA LİYAKAT VAR MI?
İLÇEDEKİ TABELALARDA
LİYAKAT VAR MI?
• Banaz'da son zamanlarda ilginç bir isimlendirme anlayışı gelişmiş! Banaz'ın sahipsizliğini hüzünle seyrediyorum.
İlçemizde ne kadar büyük bir boş vermişlik olsa da, istenen, beklenen hizmetler yerine getirilmese de bu şehri seven, yakından takip eden birilerinin olması hemşehrilerimizi oldukça memnun ediyor. Aksayan işlerin yanında bazı yanlış görülen durumları kaleme alan bir okurumuz hiç kimsenin fark etmediği bir konuyu gündeme getirip kaleme almış.
Okuyalım, dinleyelim bakalım NE DİYOR?
İslam mahallesinden bir şehidin adı Banaz'da İslam mahallesindeki köprüye, sokağa, caddeye ve polis noktası olmak üzere birçok yere veriliyor. Şehidimizin adı elbette yaşasın. Hiç şüphe yok! Burada kimsenin itirazı olamaz, olmamalı da!
Esas soru şu:
Banaz belediyesinde çalışan bir kişinin yakını olan bir şehidin adının birden fazla yere verilmesinde hangi liyakat ve ölçü esas alınıyor? Belediye meclis üyeleri ve Banaz kamuoyunun sormadığı bu soruyu bir Banazsever olarak sormak hakkımız. Çünkü aynı Banaz, yetiştirdiği bilim insanlarının, profesörlerinin, sanatçılarının, edebiyatçılarının ve uluslararası çalışmalarıyla ülkesine değer katmış insanlarının adını aynı hassasiyetle yaşatmıyor.
İşte acı olan tam da bu.
Bir şehidin adı birden fazla yerde yaşatılırken, Banaz ile özdeşleşmiş bilim insanının adı bir tabelaya bile layık görülmüyorsa burada şehide saygı değil, isimlendirmede ölçüsüzlük tartışılmalıdır.
Üstelik İslam kültüründe ilme verilen değer ortadadır. Halk arasında Hz. Muhammed'e (S.A.V.) nispet edilen, ancak hadis olarak belirtilen ve ciddi kaynağa dayandıramadığım tartışmalı olan o meşhur söz vardır:
“Alimin mürekkebi, şehidin kanından kutsaldır.”
“İlim Çin'de dahi olsa gidin alın!” diyen ilme bakış açısını bu hadis teyit eder nitelikte. Ben bu sözü bugün başka türlü okuyorum:
Şehidin kanını da unutmayalım, alimin mürekkebini de.
Biri vatan için bedel ödemiştir; diğeri insanlık için bilgi üretmiştir. İkisini karşı karşıya koymak yerine ikisine de hakkını verelim.
Bunun yolu da kişilere göre değişen isimlendirmeler değil, açık, şeffaf ve liyakate dayalı bir “Kent İsimlendirme Sistemi” kurmaktır. Bir kamuoyu yoklamasıyla belki de!
Kim bu ilçeye ne kattı?
Bilime, sanata, eğitime, kültürümüze, ülkeye ve dünyaya ne kattı?
Bunlar ölçülsün. Sonra tabela verilsin. Belediyeler şehirlerin sadece yollarını değil, hafızasını da yönetir. Hafızasına sahip çıkmayan şehir, geleceğini de eksiltir.
Örneğin İslamköy'den Prof. Dr. Mehmet Kılınç...
Ömrünü insanlığa adamış hatırı sayılır Banaz aşığı bir bilim adamı! Bu yıl vefat etti.
Hepimizi temsil eden belediye bırakın bir sokağa köprüye adını verip yaşatmayı, bir taziyede bile bulunmadı.
Ne yazık! Ne büyük aymazlıktır!
Vefadan söz etmiyorum bile... Halbuki rahmetlinin çocukluğunun geçtiği köprü yanındaki evini de dikkate alarak o köprüye adı verilmeliydi mesela!
Banaz, geleceği için rol modellerine sahip çıkması gerekiyor.
Uşak’tan Siyami Hersek, İskender Pala, Banaz'dan Mehmet Aydın, Selçuk Baran, Ahmet Işık daha niceleri! Çünkü topluma rol modeller sunmak demek, toplumsal refahın, özgüvenin ve aydınlanmanın inşaası, gelecek kuşaklara ilham vermek demek!
Maalesef her şey “bana ve yakınımdakilere”, “hep ben kafası” Banaz'a 13 yılda hiçbir şey katamadı. Katamaz da! Bu gidişle yarın Banaz'da şöyle bir yönetmelik çıkarmak zorunda kalacağız:
“İlçede biri şehit olduysa bir yer; çok yakınsa iki yer; belediyede tanıdığı akrabası varsa üç yere adı verilir.”
Şaka bir yana!
Şehirlerin tabelaları, yön bulma araçlarından önce vicdan ve toplumsal aidiyet ve özdeğerlere sahip çıkma levhalarıdır. Yönettiğin şehrin hafızasını inşa edip aidiyeti geliştirmektir.
Yönettiği 13 yılda ilçeye dikilmesi gereken ağacı dikmeyip, yeşil alanları çoğaltacağına yok edip diğer tüm ilçeler su şebekesini yenilerken seyreden, 15 bin nüfusu olmasına rağmen verimli tarım arazilerini 400 bin kişinin yaşayacağı alana imara açan zır müstesna zihniyetinize hatırlatayım:
Mesela “KARA MEHMET ÇAVUŞ” kimdir? Kurtuluş savaşımızda rolü ne olmuştur? Bir caddeye adı verilmeli midir? Şehitler İlkokulu bahçesinde mezarı bulunan kahramanın adı olmasın?
Zor mudur adını bir caddeye verip, gelecek kuşaklara fikir verecek öyküsünü şimdiki tren yolundan köprüye kadar olan caddede bir panoda anlatıp toplumu bilgilendirmek?
Öyle değil mi 7 düvel tescilli® Banaz Valisi? Sana “liyakat” diyorum “akrabalık” değil! Sana diyorum sana!...
S. Dilsiz
İLÇEDEKİ TABELALARDA LİYAKAT VAR MI?
• Banaz'da son zamanlarda ilginç bir isimlendirme anlayışı gelişmiş! Banaz'ın sahipsizliğini hüzünle seyrediyorum.
İlçemizde ne kadar büyük bir boş vermişlik olsa da, istenen, beklenen hizmetler yerine getirilmese de bu şehri seven, yakından takip eden birilerinin olması hemşehrilerimizi oldukça memnun ediyor. Aksayan işlerin yanında bazı yanlış görülen durumları kaleme alan bir okurumuz hiç kimsenin fark etmediği bir konuyu gündeme getirip kaleme almış.
Okuyalım, dinleyelim bakalım NE DİYOR?
İslam mahallesinden bir şehidin adı Banaz'da İslam mahallesindeki köprüye, sokağa, caddeye ve polis noktası olmak üzere birçok yere veriliyor. Şehidimizin adı elbette yaşasın. Hiç şüphe yok! Burada kimsenin itirazı olamaz, olmamalı da!
Esas soru şu:
Banaz belediyesinde çalışan bir kişinin yakını olan bir şehidin adının birden fazla yere verilmesinde hangi liyakat ve ölçü esas alınıyor? Belediye meclis üyeleri ve Banaz kamuoyunun sormadığı bu soruyu bir Banazsever olarak sormak hakkımız. Çünkü aynı Banaz, yetiştirdiği bilim insanlarının, profesörlerinin, sanatçılarının, edebiyatçılarının ve uluslararası çalışmalarıyla ülkesine değer katmış insanlarının adını aynı hassasiyetle yaşatmıyor.
İşte acı olan tam da bu.
Bir şehidin adı birden fazla yerde yaşatılırken, Banaz ile özdeşleşmiş bilim insanının adı bir tabelaya bile layık görülmüyorsa burada şehide saygı değil, isimlendirmede ölçüsüzlük tartışılmalıdır.
Üstelik İslam kültüründe ilme verilen değer ortadadır. Halk arasında Hz. Muhammed'e (S.A.V.) nispet edilen, ancak hadis olarak belirtilen ve ciddi kaynağa dayandıramadığım tartışmalı olan o meşhur söz vardır:
“Alimin mürekkebi, şehidin kanından kutsaldır.”
“İlim Çin'de dahi olsa gidin alın!” diyen ilme bakış açısını bu hadis teyit eder nitelikte. Ben bu sözü bugün başka türlü okuyorum:
Şehidin kanını da unutmayalım, alimin mürekkebini de.
Biri vatan için bedel ödemiştir; diğeri insanlık için bilgi üretmiştir. İkisini karşı karşıya koymak yerine ikisine de hakkını verelim.
Bunun yolu da kişilere göre değişen isimlendirmeler değil, açık, şeffaf ve liyakate dayalı bir “Kent İsimlendirme Sistemi” kurmaktır. Bir kamuoyu yoklamasıyla belki de!
Kim bu ilçeye ne kattı?
Bilime, sanata, eğitime, kültürümüze, ülkeye ve dünyaya ne kattı?
Bunlar ölçülsün. Sonra tabela verilsin. Belediyeler şehirlerin sadece yollarını değil, hafızasını da yönetir. Hafızasına sahip çıkmayan şehir, geleceğini de eksiltir.
Örneğin İslamköy'den Prof. Dr. Mehmet Kılınç...
Ömrünü insanlığa adamış hatırı sayılır Banaz aşığı bir bilim adamı! Bu yıl vefat etti.
Hepimizi temsil eden belediye bırakın bir sokağa köprüye adını verip yaşatmayı, bir taziyede bile bulunmadı.
Ne yazık! Ne büyük aymazlıktır!
Vefadan söz etmiyorum bile... Halbuki rahmetlinin çocukluğunun geçtiği köprü yanındaki evini de dikkate alarak o köprüye adı verilmeliydi mesela!
Banaz, geleceği için rol modellerine sahip çıkması gerekiyor.
Uşak’tan Siyami Hersek, İskender Pala, Banaz'dan Mehmet Aydın, Selçuk Baran, Ahmet Işık daha niceleri! Çünkü topluma rol modeller sunmak demek, toplumsal refahın, özgüvenin ve aydınlanmanın inşaası, gelecek kuşaklara ilham vermek demek!
Maalesef her şey “bana ve yakınımdakilere”, “hep ben kafası” Banaz'a 13 yılda hiçbir şey katamadı. Katamaz da! Bu gidişle yarın Banaz'da şöyle bir yönetmelik çıkarmak zorunda kalacağız:
“İlçede biri şehit olduysa bir yer; çok yakınsa iki yer; belediyede tanıdığı akrabası varsa üç yere adı verilir.”
Şaka bir yana!
Şehirlerin tabelaları, yön bulma araçlarından önce vicdan ve toplumsal aidiyet ve özdeğerlere sahip çıkma levhalarıdır. Yönettiğin şehrin hafızasını inşa edip aidiyeti geliştirmektir.
Yönettiği 13 yılda ilçeye dikilmesi gereken ağacı dikmeyip, yeşil alanları çoğaltacağına yok edip diğer tüm ilçeler su şebekesini yenilerken seyreden, 15 bin nüfusu olmasına rağmen verimli tarım arazilerini 400 bin kişinin yaşayacağı alana imara açan zır müstesna zihniyetinize hatırlatayım:
Mesela “KARA MEHMET ÇAVUŞ” kimdir? Kurtuluş savaşımızda rolü ne olmuştur? Bir caddeye adı verilmeli midir? Şehitler İlkokulu bahçesinde mezarı bulunan kahramanın adı olmasın?
Zor mudur adını bir caddeye verip, gelecek kuşaklara fikir verecek öyküsünü şimdiki tren yolundan köprüye kadar olan caddede bir panoda anlatıp toplumu bilgilendirmek?
Öyle değil mi 7 düvel tescilli® Banaz Valisi? Sana “liyakat” diyorum “akrabalık” değil! Sana diyorum sana!...
S. Dilsiz
Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) ve diğer ajanslar tarafından eklenen tüm haberler, sitemizin editörlerinin müdahalesi olmadan ajans kanallarından çekilmektedir. Bu haberlerde yer alan hukuki muhataplar haberi geçen ajanslar olup sitemizin hiç bir editörü sorumlu tutulamaz...
Habere ifade bırak !
Bu habere hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları
(0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.


