BANAZLI YAZARDAN ETKİLİ TANITIM ÖNERİSİ

Bölgesel (Yeşil Banaz Gazetesi) - Yeşil Banaz Gazetesi | 07.08.2026 - 12:09, Güncelleme: 07.08.2026 - 12:09 95 kez okundu.
 

BANAZLI YAZARDAN ETKİLİ TANITIM ÖNERİSİ

BANAZLI YAZARDAN ETKİLİ TANITIM ÖNERİSİ
İlçemizin yetiştirdiği önemli isimlerden Araştırmacı ve Gastronomi Yazarı Süleyman Dilsiz, Uşak’ın EDEBİYAT ile daha etkili tanıtılacağını iddia etti. Dilsiz; "Tarhana Mideyi Doyurur, Edebiyat Ruhu” dedi. Uşaklı Gastronomi Yazarı Süleyman Dilsiz ilimizin tanıtımıyla ilgili ilginç ve dikkat çeken bir açıklama geldi. Dilsiz; yakın geçmişte kırılan tarhana rekorunun amacına tam olarak ulaşmadığını söyledi. Kentlerin yalnızca gastronomi festivalleriyle markalaşmasının artık yeterli olmadığını belirten Dilsiz, Uşak'ın gerçek potansiyelinin edebiyat mirasında saklı olduğunu savundu. "Yenilebilir Edebiyat, Okunabilir Gastronomi" yaklaşımıyla Uşak'ın kültür turizminde Türkiye'nin örnek şehirlerinden biri olabileceğini söyledi. Guinness Dünya Rekorları'na giren tarhanasının önemli bir kültürel değer olduğunu belirten Süleyman Dilsiz, buna rağmen yıllardır şehrin tanıtım yükünün neredeyse tamamen tarhanaya bırakıldığını ifade etti. Tarhanaya değil, tarhanaya yüklenen misyona itiraz ettiğini dile getiren Dilsiz, hiçbir yöresel ürünün tek başına bir kentin turizm vizyonunu taşıyamayacağını savundu. Dilsiz, "Tarhana elbette bu coğrafyanın en önemli miraslarından biri. Ancak insanların yalnızca bir çorba içmek için yüzlerce kilometre yol kat etmeyeceğini kabul etmemiz gerekiyor. İnsanlar artık hikâyelerin peşinden gidiyor" değerlendirmesinde bulundu. Uşak'ın Asıl Hazinesi Kelimelerinde Saklı diyen Dilsiz, Uşak'ın yalnızca gastronomiyle değil, güçlü edebiyat geçmişiyle de öne çıkabileceğini ifade eden Dilsiz, kentin yüzyıllardır birçok önemli isme ev sahipliği yaptığını anlattı. Ahmedi, Tırsî, Mehmed Uşşaki, Besim Atalay, Halit Ziya Uşaklıgil, Ömer Bedrettin, Selçuk Baran, İskender Pala, Dinçer Güçyeter ve Gülse Birsel başta olmak üzere çok sayıda yazar ve şairin Uşak'la bağının bulunduğunu hatırlatan Dilsiz, halk ozanları, TRT repertuvarındaki türküler, masallar, maniler, tekke ve divan edebiyatı ile Cumhuriyet dönemi edebiyatının da bu zenginliği tamamladığını ifade etti. Dilsiz, "Bu şehir yalnızca buğday yetiştirmedi, düşünce yetiştirdi. Yalnızca tarhana mayalamadı, şiir mayaladı. Yalnızca halı dokumadı, hikayeler dokudu" dedi. Dilsiz, Dublin'in James Joyce, Stratford'un Shakespeare, Prag'ın Franz Kafka, Aracataca'nın Gabriel Garcia Marquez ve Verona'nın Romeo ile Juliet hikâyesiyle özdeşleştiğini belirten Dilsiz, ziyaretçilerin bu kentlere yalnızca yemek yemek için değil, o hikayeyi yaşamak için gittiğini ifade etti. Yazar ayrıca Besim Atalay adına bir "Dil Evi" kurulabileceğini, çocukların burada Türkçeyle ilgili etkinliklere katılabileceğini belirten Dilsiz, yaz aylarında şiir, öykü ve senaryo kamplarının düzenlenmesini de önerileri arasında sıraladı. Akşam saatlerinde halk ozanlarının sazıyla türküler söylediği, tarhana kazanlarının kaynadığı, aynı sofrada şiirin ve hikayenin paylaşıldığı bir kültür atmosferinin oluşturulabileceğini dile getiren Dilsiz, "İnsanlar yalnızca 'karnım doydu' yerine, 'ruhum da doydu' diyerek şehirden ayrılmalı" ifadelerini kullandı. “Festival Üç Gün Sürer, Kültür 365 Gün Yaşar” diyen ünlü Gastronomi Yazarı, Bu yaklaşımın yalnızca turizme değil, kent kimliğine de katkı sağlayacağını savunan Dilsiz, kültür odaklı bir vizyonun gençleri edebiyata yönlendireceğini, kent aidiyetini güçlendireceğini ve Uşak'ı sıradan festival şehirlerinden ayıracağını belirtti. "Festival üç gün sürer, kültür ise yılın 365 günü yaşar" diyen Dilsiz, Uşak'ın gastronomi ile edebiyatı buluşturan özgün bir kültür modeli geliştirebileceğini sözlerine ekledi. Geçtiğimiz hafta çok önemli bir eser olan “YOĞURT UYGARLIĞI” kitabının İngilizcesi yayınlanan bir gastronom Süleyman DİLSİZ’den yeme içme tanıtımından ziyade sanat, kültür ve edebiyat konularında yapılan önerinin oldukça dikkat çekici olduğu ve araştırılıp değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.
BANAZLI YAZARDAN ETKİLİ TANITIM ÖNERİSİ
İlçemizin yetiştirdiği önemli isimlerden Araştırmacı ve Gastronomi Yazarı Süleyman Dilsiz, Uşak’ın EDEBİYAT ile daha etkili tanıtılacağını iddia etti. Dilsiz; "Tarhana Mideyi Doyurur, Edebiyat Ruhu” dedi.
Uşaklı Gastronomi Yazarı Süleyman Dilsiz ilimizin tanıtımıyla ilgili ilginç ve dikkat çeken bir açıklama geldi. Dilsiz; yakın geçmişte kırılan tarhana rekorunun amacına tam olarak ulaşmadığını söyledi.
Kentlerin yalnızca gastronomi festivalleriyle markalaşmasının artık yeterli olmadığını belirten Dilsiz, Uşak'ın gerçek potansiyelinin edebiyat mirasında saklı olduğunu savundu. "Yenilebilir Edebiyat, Okunabilir Gastronomi" yaklaşımıyla Uşak'ın kültür turizminde Türkiye'nin örnek şehirlerinden biri olabileceğini söyledi.
Guinness Dünya Rekorları'na giren tarhanasının önemli bir kültürel değer olduğunu belirten Süleyman Dilsiz, buna rağmen yıllardır şehrin tanıtım yükünün neredeyse tamamen tarhanaya bırakıldığını ifade etti. Tarhanaya değil, tarhanaya yüklenen misyona itiraz ettiğini dile getiren Dilsiz, hiçbir yöresel ürünün tek başına bir kentin turizm vizyonunu taşıyamayacağını savundu. Dilsiz, "Tarhana elbette bu coğrafyanın en önemli miraslarından biri. Ancak insanların yalnızca bir çorba içmek için yüzlerce kilometre yol kat etmeyeceğini kabul etmemiz gerekiyor. İnsanlar artık hikâyelerin peşinden gidiyor" değerlendirmesinde bulundu.
Uşak'ın Asıl Hazinesi Kelimelerinde Saklı diyen Dilsiz, Uşak'ın yalnızca gastronomiyle değil, güçlü edebiyat geçmişiyle de öne çıkabileceğini ifade eden Dilsiz, kentin yüzyıllardır birçok önemli isme ev sahipliği yaptığını anlattı. Ahmedi, Tırsî, Mehmed Uşşaki, Besim Atalay, Halit Ziya Uşaklıgil, Ömer Bedrettin, Selçuk Baran, İskender Pala, Dinçer Güçyeter ve Gülse Birsel başta olmak üzere çok sayıda yazar ve şairin Uşak'la bağının bulunduğunu hatırlatan Dilsiz, halk ozanları, TRT repertuvarındaki türküler, masallar, maniler, tekke ve divan edebiyatı ile Cumhuriyet dönemi edebiyatının da bu zenginliği tamamladığını ifade etti. Dilsiz, "Bu şehir yalnızca buğday yetiştirmedi, düşünce yetiştirdi. Yalnızca tarhana mayalamadı, şiir mayaladı. Yalnızca halı dokumadı, hikayeler dokudu" dedi.
Dilsiz, Dublin'in James Joyce, Stratford'un Shakespeare, Prag'ın Franz Kafka, Aracataca'nın Gabriel Garcia Marquez ve Verona'nın Romeo ile Juliet hikâyesiyle özdeşleştiğini belirten Dilsiz, ziyaretçilerin bu kentlere yalnızca yemek yemek için değil, o hikayeyi yaşamak için gittiğini ifade etti.
Yazar ayrıca Besim Atalay adına bir "Dil Evi" kurulabileceğini, çocukların burada Türkçeyle ilgili etkinliklere katılabileceğini belirten Dilsiz, yaz aylarında şiir, öykü ve senaryo kamplarının düzenlenmesini de önerileri arasında sıraladı. Akşam saatlerinde halk ozanlarının sazıyla türküler söylediği, tarhana kazanlarının kaynadığı, aynı sofrada şiirin ve hikayenin paylaşıldığı bir kültür atmosferinin oluşturulabileceğini dile getiren Dilsiz, "İnsanlar yalnızca 'karnım doydu' yerine, 'ruhum da doydu' diyerek şehirden ayrılmalı" ifadelerini kullandı.
“Festival Üç Gün Sürer, Kültür 365 Gün Yaşar” diyen ünlü Gastronomi Yazarı, Bu yaklaşımın yalnızca turizme değil, kent kimliğine de katkı sağlayacağını savunan Dilsiz, kültür odaklı bir vizyonun gençleri edebiyata yönlendireceğini, kent aidiyetini güçlendireceğini ve Uşak'ı sıradan festival şehirlerinden ayıracağını belirtti. "Festival üç gün sürer, kültür ise yılın 365 günü yaşar" diyen Dilsiz, Uşak'ın gastronomi ile edebiyatı buluşturan özgün bir kültür modeli geliştirebileceğini sözlerine ekledi.
Geçtiğimiz hafta çok önemli bir eser olan “YOĞURT UYGARLIĞI” kitabının İngilizcesi yayınlanan bir gastronom Süleyman DİLSİZ’den yeme içme tanıtımından ziyade sanat, kültür ve edebiyat konularında yapılan önerinin oldukça dikkat çekici olduğu ve araştırılıp değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.
Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yesilbanazgazetesi.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.