Yazı Detayı
10 Haziran 2019 - Pazartesi 19:07 Bu yazı 702 kez okundu
 
PAZAR DEYİP GEÇMEYİN...
Vadi Dalkılıç
 
 
      Tire’de görev yapan bir arkadaşım Tire’den tayin olduktan sonra Uşak’a izne gelir, izin döneminde salı günleri kurulan Tire pazarına Uşak’tan alışverişe gider, saatlerce gezdiğini, eski dostlarını gördüğünü, böylece dinlendiğini, muhteşem bir pazarı olduğunu, sebzenin, meyvenin organik ürünlerin, yöresel ürünlerin inanılmaz lezzetini ve güzelliklerini anlatırdı ve ısrarla önerirdi. Ben de Tire pazarına mutlaka gideceğimi, ancak salı günleri işlerimiz gereği bunun mümkün olmadığını söylerdim. Yakın zamanda aynı büyüklük ve güzellikte hemen 30 km. yakınında cumartesi günleri kurulan Ödemiş pazarının olduğunu öğrendik biz de bir cumartesi günü için Ödemiş pazarı planı yaptık.
     Planımız dahilinde Ödemiş’e bağlı Birgi, ardından Ödemiş, devamla Tire, Selçuk, Sığacık ve sonunda dönüşte Obam Restaurant’ı ziyaret ettik. Bu yazımda hemen herkesin çok az masraflarla yapabileceği ve çok şey kazanabilecekleri kısa bir Ege gezi anılarımı aktaracağım. Hem siz, hem çocuklarınız, hem fiziksel ve ruhsal sağlığınız çok şey kazanacak eminim. Israrla öneriyorum inanın…
      Sabah 03.00 sularında cumayı cumartesiye bağlayan gece Uşak’tan çıktık. Önce Salihli, ardından sola dönüşle birlikte Gölcük gölü, Kırkoluk’u, Bozdağ kayak merkezini barındıran Bozdağ’ı aşıyorsunuz ve ilk durağınız Bozdağ’ın güney eteğinde kuytu bir yerde konuşlanmış Uşak ilinde 168 km. uzaklıktaki Birgi. Bu arada unutmadan söyleyeyim motosiklet tutkunları için bu yol güzergahı tam bir görsel ziyafet. Ödemiş’e bağlı, Aydınoğulları beyliğinin merkezi olan, İmam’ı Birgivi hazretleri ile Aydınoğlu Mehmet bey tarafından yaptırılmış olan 1319 yapım tarihli ahşap ve halen ibadete açık Aydınoğlu Mehmet Bey Camii, Çakırağa konağı ile de ünlü olan bu beldeye sabah 05.00’da ulaştık. En baştaki amacımız sabah namazını Aydınoğlu Mehmet bey camiinde kılmaktı ancak yetişemedik. Biz de bunu cami bahçesinde muhteşem bir ortamda eda ettik. Burada görüntüleri her isteyene verebileceğim bir çekimimiz var ki mutlaka izlenmesi ve yaşanılması gerekir, zira gün ışığına az kala uyanan binlerce kuş, horoz ve çeşitli hayvan sesleri arasında kılınan namazı, o muhteşem havayı kesinlikle teneffüs edin, yaşayın. Namaz sonrası ziyaret ettiğimiz İmam-ı Birgivi açık türbesi de ağaçkakan ve birçok kuş sesi, yüzlerce yıllık ağaçları ile maneviyatını gözler önüne seren ayrı bir dinlendirici ortam. Kesinlikle sabah gün doğmadan muhteşem doğayı bu noktada hissedin...
        Birgi’de mutlaka BABA lokantasını ziyaret edin, bu lokanta sabah 05.00'te açılan, Ödemiş ovası ve çevresinin sabah buraya gelerek çorbalarını içtikten sonra tarlalarına üretim içi aktıkları bir lokanta. Musa bey 4.kuşak, sabah 09.00’da biten paça ve ilik çorbası 5 TL, diğer çorbalar 3 TL, pilavlar 3 TL, et yemekleri 7 ila 12 TL. arasında, tatlıları da kendileri yapıyor, helva da muhteşem. Geçtiğimiz yıl Turgutlu’dan Bozdağ yol ayrımında buluşarak Birgi’ye geldiğimiz 2 doktor ve 2 sağlık memuru arkadaşım çocukları ben ve küçük kızım Gülşah ile birlikte 7 kişi idik. Bahçe kısmına masaları birleştirdik, bana sen ne dersen onu yiyelim dediler, ben de “her şeyi düğün yemeği gibi ortaya isteyeceğiz, herkes her şeyden yiyecek” deyip fazlası ile kuru fasulyeden nohuta, testi kebabına, sulu köfteye, pilava, musakkaya, ciğere vs ne kadar yemek varsa söyledim, hesapları kendilerinin ödeyeceğini söylemişlerdi ve bu yemek için 300.00 TL. ayırdıklarını sonradan öğrendim ki hesap sadece 78 TL. tutmuş ve hayretler içinde kalmışlardı. (Ben daha önce gittiğim için fiyatları biliyordum) Bu sebeple bu lezzetleri mutlaka tadın. İşletme sahibi Musa bey çok mütevazı, çok sakin bir bey, sırf ataları için bu mesleği en iyi şekilde yapmaya ve devam ettirmeye çalıştığını, önemli olanın samimiyet olduğunu söylüyor. Mutfak kısmına beni aldığında tattırdığı muhteşem acılı ve lezzetli salçaları Gaziantep’ten asker arkadaşından aldığını ve küpler içinde muhafaza ettiğini, lezzetin sırlarından birinin de bu olduğunu söyledi.
Birgi’de birçoğu ahşap evin sakinlerinin evlerinin önünde sattığı kendi ürettikleri zeytininden incirine, zeytinyağına muhteşem lezzetleri satın almanızı tavsiye ederim. İnanın hem organik, hem ekonomik satın almalar ile gezinizin akaryakıt parasını da bu sayede bedavaya getiriyorsunuz.
         Ardından 8 km. ilerideki tarım ve hayvanlıkla ünlü Ödemiş ilçesine ulaşıyorsunuz. Ödemiş eski bir ilçe, nüfusu 60.000 civarında, çok verimli bir ovada kurulu. Gar mevkiine aracımızı park ettikten sonra önce çok sayıda var olan eski kahvehanelerden birinde sabah simit, çay ve muhteşem Ödemiş tulum peynirini yedikten sonra saatlerce Ödemiş pazarında dolaşıyorsunuz. Belediyenin Ödemiş’in sokaklarında Açıkhava pazarı şeklinde çok iyi organize ettiği, artık biraz da turistik hale gelmeye başlayan, hafta sonları bu tür güzellikleri yaşamak için özellikle çevreden ve biz gibi uzak sayılabilecek yerlerden gelenlerin de arttığı bu pazarı gezin, yaşayın. Yöresel lezzetler, ürünler, duttan zeytine hemen her ürün çok lezzetli ve ucuz. Hele zeytin düşkünü olan benim için zeytin aldığım teyze çok büyük bir kazanç benim için, zira sadece kilosu 10 TL. olan zeytinin tadını ve lezzetini anlatmam imkansız. Dediğim gibi ülkemize has olan ve dünyada kimseye nasip olmayan çay, simit ve peynir lezzet üçlüsünü unutmayın. Ödemiş ovasında yetişen hayvanlardan elde edilen süt ve süt ürünleri ve kendine has aroması ile Ödemiş tulum peyniri almayı unutmayın.
       Ardından Ödemiş’e 30 km. batıdaki Tire ilçesindeyiz. Burada da salı günleri kurulan pazar ile Ödemiş pazarı yarış halinde. Tire’de ayrıca keçe şapka ve ürünlerini almanızı tavsiye ederim Tire’de 50 TL. olan şapka Sığacık’ta 150 TL. idi. Tire Selçuk arasında bulunan Değirmen Restaurant ve atmosferini de mutlaka ama mutlaka yaşayın. Yıllar önce aynı yerde Yeşil Banaz Gazetesi sahibi sayın Erdal Sarıoğlu ile de bulunmuştuk,hala unutamıyoruz. Kahvaltısında ikram edilen sade ürünlerin tamamı organik, hele hele tulum peyniri ve acı biber salçası ağaçların gölgesinde yapılan muhteşem kahvaltı kişi başı 30 TL.yi hak ediyor.
         Tire’den sonra Selçuk’a Meryemana’yı ve üzerinde bulunduğu Bülbüldağı’nı mutlaka ziyaret edin. Meryemana’ya giriş 10 TL. uygun, ancak Efes için 60 TL. kişi başı çok yüksek. Meryemana’ya yıllar önce de gitmiştik, turist sayısı çok daha fazlaydı ama yine de turist otobüslerinin yüksek kalitesi ve Meryemana türbesindeki yüksek bakım kalitesi ülkemiz adına gurur verici.
        Meryemana’dan sonra Selçuk üzerinden 70 km. mesafedeki Seferihisar’a bağlı Sığacık ve Sığacık kale içini de mutlaka görün. İçinde çeşitli butik pansiyonların da olduğu bu kale içinde her pazar günü kurulan ve artık ünlenen Üretici Kadınlar Pazarı’da ayrı bir şölen. Ev hanımlarının yaptığı yaprak sarmadan, kabak çiçeği dolmasına, börekten kalburabasmaya, baklavaya değin birçok lezzet şöleni için her pazar yaklaşık onbinlerce kişi çevre il ve ilçelerden Sığacık’a akın ediyor. (Temennim bu ziyaretçi akının pazardaki güzelliği bozmaması, üreticilerin de bunu suistimal etmemesi, bu tehlikeyi de yavaş yavaş görüyoruz) Bir defasında Elazığ’lı bir hanımefendi muhteşem görünen içli köftelerini satışa sunmuştu, tezgahı kurduğunu, ancak hala satamadığını, herkesin zeytinyağlı peşinde olduğunu ama bunun da ayrı lezzeti olduğunu söylemişti. Ben de hem katkıda bulunmak hem de çok lezzetli olduğuna inandığım içli köftelerden 8 tane almıştım, beni görenler de aldı, bu tadı ve hanımın satıştan memnuniyetini de unutamadığımı ifade edeyim. Tabi bilinç altında bulunan altta anlattığım çocukluğumda yaptığım pazarcılıktaki satış sırasındaki mutluluk aklıma geldi ve katkımdan dolayı da aslında kendimi de takdir ettim…
        Dönüşte Aydın üzerinden son derece samimi sahipleri olan Obam Restaurant’a da uğrayın, kuzu çevirmeyi mutlaka tadın.1 Kg. 120 TL, 2 kişi için yarım kg. yeterli. İşletme sahibi Ersin bey’i, her biri çok değerli ustalardan özellikle ömrünü buraya vermiş Cihan Usta’yı, garsonlar Mehmet, Erdoğan vs’yi tanıyın. Hepsinin gözünden samimiyet akar göreceksiniz… Obam Restaurant Ulubey-Güney-Buharkent yolundan Uşak’a tam 145 km.
        Ben de ilkokul çağlarımda babamın dükkanda satılmayan veya modası geçmiş malları satmam için verdiği şeyleri Banaz pazarında satardım, şu günkü değere göre en az 200.00TL’lik satış yapardım, anneme verirdim bu parayı, annem de pazar parası yapardı, bu sebeple bende derinlerden gelen bir sevgi vardır pazar enerjisine. Aslında işsizlik için ve ev ekonomisi için ayrı bir kurtarıcıdır pazarcılık, bu sebeple hayatı keşfetmeye devam etmekte yarar var, ben de zaman zaman yeni keşifleri aktarmaya devam edeceğim. Hayatı ertelemeyin lütfen, Saygılarımızla… Pazar, 26.05.2019
          Serra Gülşah Dalkılıç &Av. H.Vadi Dalkılıç
 
Etiketler: PAZAR, DEYİP, GEÇMEYİN...,
Yorumlar
Haber Yazılımı